Yurt dışı borçlanmasında dikkat edilmesi gereken hususlar

Yurtdışında yaşayan ‘gurbetçilerimiz’ tatil ve akrabalarıyla hasret gidermek için anavatanlarına dönüyor. Çaylar içiliyor, sohbetler ediliyor ve memleket meseleleri masaya yatırılıyor. Sohbetlerin ana gündem maddelerinden birisi de emeklilik oluyor.  Gurbetçilerimizden gelen çok sayıda soru bize şunu gösteriyor; halkımız bu konuda çoğu zaman kulaktan dolma bilgilere sahip.  Dolayısıyla el yordamıyla yolunu bulmaya çalışanların büyük bir bölümü de hayal kırıklığına uğruyor.
AYLIK HESABA DİKKAT
Bu konuda adım atmak isteyenlerin kendi başlarına sonuç almaları çok zor.  Bunun için yurtdışı borçlanma hakkı ve sistemini iyi bilmeniz gerekiyor. En az günle emeklilik hakkı sağlayan SSK’dan emeklilik, diğer emekliliklere göre çok daha avantajlı. Hatta hangi dönemi borçlanması gerektiği konusunda da en eski dönemler (70’li, 80’li, 90’lı yıllar) diye klasik bir cevap vermek de mümkün.
Peki, doğru mu? Kısmen doğruluk payı var, ama herkes için doğru değil.  Eğer “Mümkün olduğunca az gün ve az tutar ödeyeyim ama buna karşın alabileceğim miktar olabileceğin en iyisi olsun” derseniz bu seçim yanlış olmaz.
Fakat “Emekliliğimde olabildiğince en iyi maaşı alayım, o nedenle bir yatırım gibi düşünerek çok ödeyip çok maaş alayım” derseniz eski dönemleri ödemek paranızın önemli kısmını sokağa atmak olur. Hele ki yaşlılık değil de ölüm aylığı veya malûllük aylığı bağlanacaksa çok aylık almak isteyenler için doğru seçim eski yılları borçlanmak olmaz.
ÜÇ BÜYÜK ALTI KÜÇÜK
Üç ayrı aylık bağlama sisteminin uygulandığı 2000 yılı öncesi, 2000-2008 Ekim ayı arası ve 2008 Ekim ve sonrası diye adlandırabileceğimiz üç büyük dönem var. Ama ayrımın hepsi bu değil, 2000 – 2008 yılları arasında aylık bakımından farklılık doğurabilecek etkileri birbirinden ayrı değerde altı farklı yıl bulunuyor.SEÇENEKLER ÇEŞİTLİ

Her ikisi de meşhur 2000 öncesi dönem olsa bile, 1975-2000 yılları arasında yurtdışında çalışan bir gurbetçi ile 1970-1995 yılları arasında yurtdışında çalışan bir gurbetçinin borçlanma alternatifleri aynı olmaz.  İkisi de 1980-2010 yılları arasında çalışan ama biri olabildiğince yüksek aylık alayım diğeri ise olabildiğince az para ödeyeyim diyen iki gurbetçinin seçmesi gereken dönemler birbiriyle alâkasızdır.
Bu bakımdan “Yurtdışı borçlanmasını kendim yaparım” veya “Falanca arkadaşım bu işi bilebilir” diyen biri ile “Hayatımda bir kere emekli oluyorum, önce kendi özel durumuma göre en iyi stratejiyi belirleyebilecek aylık hesabını bilen bir uzmanla yapayım” diyen diğer bir kişinin elde edeceği sonuçlar da aynı olmayacaktır. Tabii burada uzmandan kastettiğimiz aylık hesabını yapabilen uzmandır.
BUNLARI BİLMEK YETMİYOR
Kısacası yurtdışı borçlanması yapmak için;
-Çalışma belgesi veya ikametgâh belgesi ile Emniyet yurda giriş-çıkış kaydı ile yurtdışı borçlanması müracaatının yapılabileceğini,
-Sözleşmeli- sözleşmesiz tüm yabancı ülkelerde çalışmaların borçlanılabileceğini,
-Mavi (Ya da pembe) kartlı diye tabir edilen ve izinle vatandaşlıktan çıkartılan eski Türk vatandaşlarının borçlanma başvuru tarihinde Türk vatandaşı olmamalarının artık engel olmaktan çıktığını,
-Sözleşmesinde iki ülkeden birinde sigortalılığa başlama tarihinin diğer ülke bakımından da emeklilik hesaplarında başlangıç sayılacağına ilişkin ibare bulunan (Almanya- Fransa, İsviçre, Hollanda, Belçika, Avusturya v.b.) ülkelerdeki sigorta başlangıçlarının Türkiye’den emeklilikte başlangıç sayılma hakkının artık bulunduğunu,
-SSK emeklisi olmak için borçlanma başvuru tarihinde en son SSK sigortalısı olmanın  gerektiğini,
-Türkiye’den en az 360 günü var ve buradan emekli olmadan önce Türkiye ile sözleşmeli ülkelerden yurtdışında emekli olma halinde yurtdışı kısmi aylığı bağlanacağının ve bu durumun kişiyi bağlıyor olduğunu,
-Ekim 2008’den önce ABD doları ile yapılan borçlanma tahakkuklarının süresiz olarak ödenebileceğini, buna karşın daha sonra yapılan yurtdışı borçlanması tahakkuklarının en geç üç ay içinde ödenmesi gerektiğini,
-Yurtdışı borçlanması ile Türkiye’den emekli olanların yurtdışında çalışma veya ikamete dayalı sosyal yardım veya ödenek almalarının bağlanan aylıklarının kesilmesini gerektirdiğini,
-Yurtdışı borçlanma bedelinin aylık bağlanıp çekilmemiş olması şartıyla istenmesi halinde bozulup geri alınabileceğini biliyor olmak,
Yurtdışı borçlanmasında çok şey biliyor anlamına geliyor, ama kişiye özgü en doğru ve en hesaplı borçlanma yapmak için maalesef yeterli bulunmuyor. Bu gerçeği deneyerek öğrenmek de gurbetçiye oldukça pahalıya mal oluyor.
Ali Tezel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir