Seçime giderken asgari ücrette kaynak tartışması

Değerli okurlarımız bilindiği gibi 1 Kasım 2015 tarihinde genel seçim var. Genel seçimlerin değişmeyen vaatlerinden biri de “asgari ücret” konusudur. Seçime gideceğimiz bu haftada asgari ücretin mevcut durumu (net 1.000,54.-TL), net 1.500.-TL olması durumu ve net 2.000.-TL olması durumuna göre devlete mi işverene mi yük geliyor, yoksa devlet bu işten karlı mı çıkıyor konusunu rakamlarla görelim.

 Asgari ücretin yükseltilmesi konusunda partiler vaatlerde bulunurken en çok tartışılan konuların başında kaynak nereden bulunacak geliyor idi.   Aşağıdaki rakamlar Eylül ayına aittir. Eylül ayı örnek olarak seçilmiştir. Asgari ücretin ilk altı aylık tutarı, muhtasar verginin ve SGK’nin diğer aylara ait matrahları gibi hususlar ihmal edilerek yalnızca Eylül rakamları ile yükün boyutunu görmeye çalışalım. İlk sütun asgari ücretlinin bilgilerini, ikinci sütun asgari ücretin mevcut durumunu (net 1.000,54.-TL), üçüncü sütun asgari ücretin net 1.500,00.-TL olması durumunu ve dördüncü sütun ise asgari ücretin net 2.000,00.-TL olması durumunu göstermektedir.

ADI SOYADI
GİRİŞ TARİHİ 01/09/2015 01/09/2015 01/09/2015
ÇIKIŞ TARİHİ
T.C. KİMLİK NO
SSK SİCİL NO
GÜN 30 30 30
NORMAL KAZANÇ 1.273,50 2.098,17 2.797,56
DİĞER KAZANÇ 0,00 0,00 0,00
TOPLAM KAZANÇ 1.273,50 2.098,17 2.797,56
SSK MATRAH 1.273,50 2.098,17 2.797,56
SSK PRİMİ 178,29 293,74 391,66
SSK PRİM İŞVEREN 261,07 430,13 573,50
SSK TEŞVİKİ 63,68 104,91 139,88
İŞSİZLİK PRİMİ 12,74 20,98 27,98
İŞSİZLİK PRİM İŞVEREN 25,47 41,96 55,95
G.V.M.  (AYLIK) 1.082,47 1.783,45 2.377,92
GELİR VERGİSİ 162,37 267,52 356,69
ASGARİ GEÇ.İND. 90,11 90,11 90,11
KALAN G.VER. 72,26 177,41 266,58
DAMGA VERGİSİ 9,67 15,93 21,23
ÖZEL KESİNTİ 0,00 0,00 0,00
AGI Hariç Ücret 910,43 1.500,00 2.000,00
NET İSTİHKAK 1.000,54 1.590,11 2.090,11
MUHTASAR İLE ÖDENEN 81,93 193,34 287,81
29,9 29,9 29,9
SGK İLE ÖDENEN 413,89 681,90 909,21
22,3 22,3 22,3
TOPLAM VERGİ 548,02 927,44 1.249,22
GEÇİCİ VERGİ YE KONU OLAN MALİYET 1.560,04 2.570,26 3.427,01
Mevcut durumda bir asgari ücretlinin işverene muhtasar vergi ve SGK prim yükü 548,02.-TL olmaktadır. Asgari ücretin net 1.500,00.-TL olması halinde ise işverene muhtasar vergi ve SGK prim yükü 927,44.-TL olacaktır. Yani asgari ücret net 1.500,00.-TL’ye çıkacak olur ise her bir çalışan için bunun işverene getireceği ek yük aylık (Eylül ayı için) (927,44-548,02=) 379,42.-TL olacaktır. Asgari ücret net 2.000,00.-TL olacak olur ise de bu yük aylık (1.249,22-548,02=) 701,20.-TL olacaktır. Ancak hemen vurgulayalım ki, ücretler işveren bakımından maliyet kalemidir ve gider olarak verginin matrahından düşülmektedir.
Örnekte mevcut durumda 1.560,04.-TL, asgari ücretin net 1.500,00.-TL olması halinde 2.570,26.-TL ve asgari ücretin net 2.000,00.-TL olması halinde 3.427,01.-TL işverenin geçici vergi/kurumlar vergisi/gelir vergisi matrahından indirim konusu yapılacaktır. Örneğin, bir kurumlar vergisi mükellefini esas aldığımızı varsayar isek bu tutarların %20 si oranında daha az vergi ödenmiş olmaktadır. Bu da mevcut durumda 312,00, asgari ücretin net 1.500,00.-TL olması halinde 514,05 ve asgari ücretin net 2.000,00.-TL olması halinde 685,40.-TL vergi ödenmeyeceği anlamına gelmektedir.
Sonuç olarak asgari ücretin net 1.500,00.-TL olması halinde toplamda işverene yaratılan ek maliyet aylık (927,44-685,40=) 242,04.-TL ve 2.000,00.-TL olması halinde ise aylık (1.249,22-685,40=) 563,82.-TL olacaktır. Tabidir ki, asgari ücretlinin alacağı fark da işverenin cebinden çıkacaktır. Bizim yaptığımız hesaplama yalnızca vergi ve SGK primi tutarında meydana gelen artışı göstermektedir. Asgari ücretin net 1.500.-TL olması halinde 500.-TL ve 2.000.-TL’ye çıkması halinde de 1.000.-TL gibi işçi başı farkı işveren ödeyecektir.
 
Kaynak Nereden Bulunacak Meselesi!
Rakamlar kaynağın devlet değil işverenler olduğunu gösteriyor. Hatta işverene gelen ek yükün gittiği yer asgari ücretle çalışan ile devlettir. Yani devlet bu işten kârlı dahi çıkmaktadır. Asgari ücret artacak olur ise Asgari Geçim İndirim (AGİ) tutarı da değişmemektedir.
Asgari ücret meselesinde tartışılması gereken devlete ne kadar yük geleceği değil (kaldı ki devlet bu işten kârlı çıkıyor!), devletin düzenleme yapma yetkisini kullanmak istemesidir. Bunun da üç tarafı bulunmaktadır. Düzenleyici gücü elinde bulunduran devlet, yüke katlanacak olan işveren ve gelirini arttırmak isteyen çalışanlar.
Yazımızı bitirirken vurgulamak isterim ki, Türkiye koşullarında asgari ücretle geçinmek oldukça zor hatta büyükşehirlerde imkânsız gibi bir şeydir. Asgari ücretle çalışanların ücretlerinde artış talep etmesi bu nedenle doğaldır. Ancak işverenler de yükün tamamına katlanmak istememektedirler. Asgari ücrette bir artış yapılacak ise Anayasamıza göre sosyal devlet olan devletimiz de yükün bir miktarını kendisi karşılamalıdır. Aksi türlü gelecek yükün boyutuna göre işçi çalıştırmak da güçleşecektir. Bu da işsizliğin artmasına neden olacaktır.

Ekrem Öncü

Muhasebe Network

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir