Eğitim ve öğretim işletmelerinde kazanç istisnası

Gerek Gelir Vergisi Kanunu’nun 20. maddesinde yer alan hüküm gerekse Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5/1-ı maddesinde yer alan hüküm uyarınca, eğitim ve öğretim işletmelerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları belli şartlarla gelir ve kurumlar vergisinden istisna edilmekte olup, bu yazımızda anılan istisnalar açıklanmaya çalışılmıştır.

Kapsam

Eğitim ve öğretim işletmelerine tanınan kazanç istisnası;
– Ticari kazanç sahibi gelir vergisi mükellefleri,
– Kurumlar vergisi mükellefleri,
tarafından 625 sayılı Kanun kapsamında işletilen okul öncesi eğitim, ilköğretim, özel eğitim ve orta öğretim özel okullarından elde edilen kazançlara uygulanacaktır.
– Okul öncesi eğitim okulu, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 19, 20 ve 21’inci maddelerine göre kurulan ve mecburi ilköğretim çağına gelmemiş çocukların eğitimini sağlayan okulları,
İlköğretim okulu, 1739 sayılı Kanun’un 22-25’inci maddelerinde belirtilen ve 6-13 yaşlarındaki çocukların eğitim ve öğretimini sağlayan okulları,
– Orta öğretim okulları, 1739 sayılı Kanun’un 26-30’uncu maddelerinde belirtilen ve ilköğretime dayalı, dört yıllık zorunlu, örgün veya yaygın öğrenim veren genel, mesleki ve teknik öğretim kurumlarından oluşan okulları,
– Özel eğitim okulları, engelliler için açılan okul öncesi, ilköğretim ve ortaöğretim okullarını,
ifade etmektedir.

Müracaat şekli, istisna süresi ve istisnadan yararlanacak kazançlar
İstisnadan yararlanmak isteyenlerin, faaliyete geçmelerini müteakiben Maliye Bakanlığı’na yazılı olarak başvurmaları gerekmektedir. Maliye Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı’nın görüşünü alarak değerlendirme yapmakta ve yapılan değerlendirme sonucu istisna taleplerinin uygun bulunması halinde, faaliyete geçilen hesap döneminden itibaren “beş hesap dönemi” söz konusu istisnadan faydalanılabileceği yönünde mükellefe ve bağlı olduğu vergi dairesine bilgi vermektedir. Kurum açma izin belgesinin daha önceki bir tarihi taşıması, istisna uygulamasının süresini değiştirmeyecektir. Örneğin; kurum açma izin belgesini 2014 yılında alan bir işletmenin Eylül 2015 tarihinde faaliyete geçmesi halinde, bu okulun işletilmesinden elde edilen kazançlara 2015 – 2019 vergilendirme dönemlerinde istisna uygulanacaktır.

İstisna, okulların eğitim-öğretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına uygulanacaktır. Dolayısıyla, eğitim tesislerinde yer alan büfe, kantin, kafeterya, kitap satış yeri gibi tesislerin gerek bizzat işletilmesinden gerekse kiraya verilmesinden elde edilen kazançlara istisna uygulanması söz konusu değildir.

Yemek ve konaklama hizmetlerinin okul bünyesinde verildiği ve bu hizmetlere ilişkin bedelin okul ücretine dahil olduğu durumlarda, elde edilen kazanç herhangi bir ayrıma tabi tutulmaksızın istisna uygulamasına konu olacak olup, bu kapsamdaki yemek hizmetinin dışarıdan satın alınması istisna uygulanmasına engel teşkil etmeyecektir.

Yukarıda belirtilenlerin dışında kalan, öğrencileri istedikleri derslerde yetiştirmek, bilgi düzeylerini yükseltmek amacıyla faaliyet gösteren dershaneler ile kişilerin sosyal, kültürel ve mesleki alanlarda bilgi, beceri, yetenek ve deneyimlerini geliştirmek veya serbest zamanlarını değerlendirmek üzere faaliyet gösteren özel öğretim kurumları (üniversiteye veya liselere hazırlık, bilgisayar, sürücü, dans, bale, mankenlik ve spor kursları gibi) ile öğrenci etüt eğitim merkezlerinin işletilmesinden elde edilen kazançlar hakkında istisna uygulanmayacaktır.

İstisna süresi içinde yeni okul yapılması
Eğitim öğretim işletmeleri kazanç istisnasından yararlanan mükelleflerin, işletilen okullara ilave olarak yeni okul açmaları durumunda, yeni açılan okuldan elde edilen kazanç, istisna uygulaması açısından ayrı bir birim olarak değerlendirilecektir. Diğer bir ifadeyle, istisna uygulaması okul bazında yapılacaktır. Örneğin; Ankara’da 2015 yılında bir ilköğretim okulunu işletmeye başlayan A kurumunun, 2016 yılında İstanbul’da da bir ilköğretim okulu açması halinde, bu iki okuldan elde edilen kazançlara ilişkin istisna ayrı ayrı uygulanacaktır. Dolayısıyla, Ankara’daki okuldan elde ettiği kazanç, 2015 – 2019 yıllarında, İstanbul’da faaliyete geçen okuldan elde edilen kazanç ise 2016 – 2020 yıllarında istisnadan yararlanacaktır.

İstisna uygulaması açısından, mükelleflerin kayıtlarını farklı yıllarda faaliyete geçen işletmelerinden elde edilen kazançları ayrı ayrı tespit etmeye imkan verecek şekilde tutmaları gerekmektedir.

Diğer taraftan, 625 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde yeni bir okul açılışı olarak tanımlanmayan, mevcut okul kapasitesinin genişletilmesi veya başka bir binaya taşınılması hallerinde istisna uygulaması söz konusu olmayacaktır. Ancak, 625 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde yeni bir okul açılması halinde, istisna uygulamasına hak kazanılacağından, bu okulun kapasitesinin artırılması ya da başka bir binaya taşınılması halinde de, 5 yıllık süre içinde, istisnadan yararlanılmaya devam edilebilecektir.

İstisnadan yararlanan işletmenin satılması veya devredilmesi
Eğitim ve öğretim istisnasından yararlanan mükelleflerin bu işletmeleri başka bir kuruma devretmeleri halinde, devralan kurum istisnadan beş hesap dönemi değil, faydalanılmayan dönem kadar yararlanacaktır. Örneğin; (A) anonim şirketi 2016 yılı içinde faaliyete geçen bir özel okulu, 2018 yılında (B) limited şirketine devretmiştir. Bu durumda, (B) limited şirketince istisnaya ilişkin şartların yerine getirilmesi halinde, bu özel okul işletmesinden 2018, 2019 ve 2020 yıllarında elde ettiği kazançlar kurumlar vergisinden istisna edilecektir. Devreden kurum ise söz konusu okuldan, devir tarihine kadar elde ettiği kazançlar için istisnadan yararlanabilecektir. Ancak, anılan istisna okulların eğitim-öğretim faaliyetlerinden elde edilen kazançlarına uygulandığından, anılan işletmenin satışından doğan kazancın bu istisnadan yararlanması mümkün değildir.

Diğer hususlar

Söz konusu istisnadan geçici vergi dönemlerinde de yararlanılabilecektir.

Anılan istisna kurumlar vergisi mükellefleri tarafından “Zarar Olsa Dahi İndirilecek İstisna ve İndirimler” altında gösterilecektir.

Öte yandan, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5’inci maddesinin üçüncü fıkrasında, iştirak hissesi alımıyla ilgili finansman giderleri hariç olmak üzere, kurumların kurumlar vergisinden istisna edilen kazançlarına ilişkin giderlerinin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerinden doğan zararlarının, istisna dışı kurum kazancından indirilmesi kabul edilmemiştir. Dolayısıyla, kurumlar vergisinden istisna edilen söz konusu kazançlara ilişkin giderlerin veya istisna kapsamındaki faaliyetlerden doğan zararların, istisna dışı kurum kazancından indirilmesi mümkün değildir.

Maliye Bakanlığı tarafından konuyla ilgili olarak verilen bir özelgede, “özel okul işletmeciliği faaliyetinde istisna ile ilgili başvurunun okul faaliyete geçtikten bir yıl sonra yapılması durumunda; istisna uygulaması uygun görüldüğü takdirde, geçmiş dönem için de istisnadan yararlanılacağı, ancak ilk yılda oluşan zararların diğer kazançlardan indiriminin mümkün olmadığı” belirtilmiştir.

Keza bir başka özelgede; “vergi istisnalarının verginin konusuna giren kazanç ve iratların verginin kapsamı dışında bırakılması olduğu, bu yönü ile vergi istisnalarından yararlanmanın bir zorunluluk olmadığı, vergi istisnalarının belli alanlarda faaliyet gösteren mükellefleri teşvik etmek üzere getirilmiş birer ayrıcalık olduğu vurgulanarak, daha önce alınmış istisna onay yazısına istinaden uygulanmakta olan bu istisnadan daha sonraki yıllarda vazgeçmenin mümkün olduğu ve bu anlamda sonraki yıllar için istisnanın uygulanmayabileceği” açıklanmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir