Cirosu 10 milyonu geçen firmalar dikkat!

Bilindiği gibi elektronik defter tutmak zorunda olanlar ile elektronik fatura kullanmak zorunda olanlar 421 sıra numaralı tebliğ ile belirlenmişti. Bu kez 454 sıra numaralı VUK Genel Tebliği ile kapsam genişletildi ve çok sayıda mükellef kapsama girdi. Bu hafta Geçici Vergi haftası ve meslek mensupları oldukça yoğun bir hafta geçirecekler. Ancak, Geçici Vergiden hemen sonra 454 nolu VUK Genel Tebliği ile kapsama giren mükelleflerin e-defter e-fatura konusu ilgilenmeleri faydalarına olacaktır. Aksi türlü sene sonuna doğru ciddi sıkışıklıklar yaşanabilir.

454 numaralı VUK Tebliğine göre, 421 sıra numaralı Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile zorunluluk getirilen mükelleflere ilave olarak aşağıda sayılan mükelleflere elektronik defter tutma ve e-fatura uygulamasına geçme zorunluluğu getirilmiştir.
a) 2014 veya müteakip hesap dönemleri brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler.
b) 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli I sayılı listedeki malların imali, ithali, teslimi vb. faaliyetleri nedeniyle Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK)’ndan lisans alan mükellefler. Bayilik lisansı olanlar, münhasıran bu lisansa sahip olmaları nedeniyle bu bent kapsamında değerlendirilmeyecektir.
c) Özel Tüketim Vergisi Kanununa ekli III sayılı listedeki malları imal, inşa ve ithal eden mükellefler.
Buna göre;
1-2014 hesap döneminde brüt satış hasılatı 10 Milyon TL ve üzeri olan mükellefler 1/1/2016 tarihinden itibaren, 2015 veya müteakip hesap dönemlerinde sağlayan mükellefler ise ilgili hesap dönemine ilişkin gelir/kurumlar vergisi beyannamesinin verileceği tarihi takip eden hesap döneminin başından itibaren elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçilmek zorundadır. Vurgulamak gerekir ki, burada brüt satış hasılatı dışında herhangi bir şart aranmamaktadır. 421 numaralı Tebliğdeki gibi ekstra şartlar bulunmamaktadır.
Örneğin, 2015 yılında brüt satış hasılatı 10 Milyon TL’yi aşıyor ise 1/1/2017 tarihinden itibaren elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçilecektir. İzleyen yıllar için de aynı durum geçerli olacaktır.
2- (b) ve (c) bentlerinde sayılanlardan 20.06.2015 tarihinden önce lisans alan veya mükellefiyet tesis ettirenler 1/1/2016 tarihinden itibaren, 20.06.2015 tarihinden sonra lisans alan veya mükellefiyet tesis ettirenler ise, lisans aldıkları ya da mükellefiyet tesis ettirdikleri tarihi izleyen hesap döneminin başından itibaren elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçmek zorundadır.
(b) ve (c) bentlerinde sayılan mükelleflerde ise brüt satış rakamının 10 Milyon TL’yi aşma şartı da aranmamaktadır.
Bununla birlikte, lisans ya da mükellefiyet tesis tarihi ile izleyen hesap dönemi arasındaki sürenin üç aydan kısa olması halinde isteyen mükellefler bir sonraki hesap döneminin başından itibaren elektronik defter tutabilecekler ve e-Fatura uygulamasına geçebileceklerdir.
10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli cetvellerde yer alan idare, kurum ve kuruluşlar ile iktisadi kamu kuruluşlarının 454 numaralı VUK Tebliği kapsamında elektronik fatura uygulamasına geçme ve elektronik defter tutma zorunluluğu bulunmamaktadır.
Elektronik fatura ve elektronik defter uygulamasına geçme zorunluluğu getirilen mükellefler; tam bölünme, birleşme (devralma şeklinde birleşme ve yeni kuruluş şeklinde birleşme) veya tür (nev’i) değişikliğine gitmeleri halinde devrolunan veya birleşilen tüzel kişi mükellefler ile tam bölünme veya tür (nev’i) değişikliği sonucunda ortaya çıkan yeni tüzel kişi mükellefler de e-Fatura uygulamasına geçmek ve elektronik defter tutmak zorundadır. Bu durumda uygulamalara geçme süresi hiçbir koşulda işlemin ticaret siciline tescil tarihini izleyen ayın başından itibaren 3 ayı geçemez.
E-defter e-fatura uygulamasının genişlemesi hem mükellefler bakımından birçok kolaylık getirirken hem de Gelir İdaresi bakımından verileri elde etme ve kontrollerini yapma bakımından oldukça önemlidir. Gelir idaresi hatalı işlem yapan mükellefler ile riskli gördüğü mükellefleri rahatlıkla tespit edebilecek ve incelemeye alabilecektir. Hatta sektör bazında objektif kriterler belirleyerek kriterlere uymayan mükellefleri ayırabilecektir. Bu da daha adil bir vergi sistemi için olması gereken bir uygulamadır.
Ekrem Öncü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir