Yeni sağlık sisteminde pamuk eller cebe!

Ülkemizde yaşlanmadan emekliliğin, hasta olmadan sağlık sorunlarının farkına varılmıyor. 2008 yılından beri sağlıkta dönüşümün “İsteyen istediği yerde muayene ve tedavi olabilir” propagandası o kadar güçlü bir şekilde yapıldı ki işin gerçeğini halkın fark etmesi ancak kendisi ve yakınlarının hastalanmasına kaldı.

Sağlıkta üç ayrı isimde masraf var vatandaş için. Bunlardan ilki, ilaç katkı payı. Bu, önceden de vardı, emekli ilaç tutarının yüzde 10’unu, çalışan yüzde 20’sini öderdi, hâlâ da öyle. Ama sağlıkta algı davulunun çalınmaya başlanmasından sonra yeni masraf kapılarımız da oldu. Eşdeğer ilaç farkı, muayene katılım payı ve özellikle de can acıtıcı düzeyde ilave ücretler bunlardan bazıları.

PARASIZ ADIM ATMAK YOK

Muayene katılım payı ödenmek istenmiyorsa muayene için gidilmesi gereken tek yer “Aile Hekimliği” oluyor. Ama bununla kalmıyor ve dediğimiz gibi her adımda para ödemeyi gerektiren bir sistem bu. Nasıl mı?

Şöyle ki, aile hekimine giden yurttaş herhangi bir muayene katılım payı ödemiyor ama o da 3 lira reçete katılım payı ile emekli ise yüzde 10, çalışan ise yüzde 20 oranında ilaç katılım payını ödüyor. Hatta kimi durumda ilaç katkı payınız 3 liranın altında çıkıp, ilacı aile hekimine başvurmaksızın direkt eczaneden almak daha kârlı olabiliyor. Yazılan ilaç üçten fazla ise üçten fazla her bir ilaç için 1 lira daha fark ödüyorsunuz.

Aile hekimine değil de hastaneye gidecek olursanız ek olarak 5 lira muayene katılım payı ödemek zorundasınız. Yok eğer özel hastaneye gideyim de çok sıra beklemeyeyim derseniz muayene katılım bedeli olarak 12 lira ödeyeceksiniz. Ama bununla kalmayıp fazladan özel hastane ilave muayene ücreti ödeyeceğinizi de bilin.

MAAŞTAN KESİLİYOR

Eğer emekli iseniz sizin ve bakmakla yükümlü olduğunuz eş ve çocuğunuzun rahatsızlığı için bir kamu sağlık kuruluşuna gittiğinizde ödeyeceğiniz katılım payı tutarı emekli maaşınızdan kesiliyor. Yani ilacı alırken, hastaneye giderken fark etmiyorsunuz. Emekli maaşı çekerken eksik olarak görüyorsunuz ama nedenine anlam verinceye kadar maaşınız güme gidiyor.

Eğer emekli değil de çalışan iseniz kamu hastanesine gittiğinizde katılım payı paralarını ilaç aldığınız eczacıya, özel sağlık kuruluşluna gittiyseniz hekim ve diş hekimi muayene katılım payını özel sağlık kuruluşuna, yeşil alan muayenesi katılım payını ise ilaç aldığınız eczacıya ödüyorsunuz.

EŞDEĞER İLAÇTA SÜRPRİZ!

Eğer doktorunuzun yazdığı ilacın daha ucuz eşdeğeri varsa yüzde 10 ilaç fiyat farkını da cepten ödemeniz gerekiyor. Acil serviste muayene ücretsiz olması gerekiyor ve siz acilde muayene için başvurdunuz diyelim, eğer acil doktoru durumunuzu yeterince acil bulmadıysa 5 lira yeşil alan ücreti ödemek zorundasınız. Acil serviste ilaç yazılmışsa ayrıca 5 lira ödüyorsunuz.

Kamu hastanesinde ameliyat olmak güya bedava ama genellikle hasta da boş (!) çıkmıyor. Özellikle de üniversite hastanesinde ameliyat yaptırıyorsanız ameliyat malzemesi farkı ödemeniz gerekebiliyor. Çünkü yetkililer “Elimizde yeterli malzeme yok, SGK yeterli malzeme vermedi, şu şu malzemeyi siz alacaksınız” deyince çaresiz alıyorsunuz.
Diyelim ki, sağlık sorununuz için özel hastaneye gittiniz. Özel hastanede muayene için SGK’nın istediği 12 lira katılım payı ile özel hastanenin belirlediği muayene parasını ödediniz. Bundan başka tetkik ve tahlil yaptırırsanız ayrıca o işlemin bedelinin yüzde 200’ü kadar ilave ücret ödeyeceksiniz. İlave ücret katılım payına da benzemiyor, miktarı cebi yakıyor.

AKP iktidarı özel sağlık kuruluşlarının ilave ücret alma oranını başta yüzde 30’da tutarken, sonra yüzde 70’e, daha sonra yüzde 90’a ve nihayet de yüzde 200’e kadar çıkardı. Yani ilave ücrette altı yılda yapılan artışın oranı tam yüzde 666! Bu durumda insanın aklına ister istemez şu soru geliyor: Maliyetlerde bu kadar büyük artış olamayacağına göre amaç halkı paralı sağlık hizmetlerine yavaş yavaş alıştırıp soymak mıydı?

SGK ile sözleşmeli özel sağlık hizmeti sunucuları ilave ücret oranlarını gösteren tabelayı vatandaşların görebileceği bir yere asmak ve kişileri ilave ücret konusunda bilgilendirmek zorunda. Ayrıca sağlık hizmetlerini sunmadan önce, alacağı ilave ücrete dair hasta veya hasta yakınının yazılı onayını alması şart. Bu yazılı onay alınmadan, işlemler sonrasında herhangi bir gerekçe ileri sürerek ilave ücret talebinde bulunmaya hakları yok.

Ali Tezel

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir