‘Kaçak ve hileli akaryakıtta sorun azalıyor’

Türkiye Akaryakıt Bayileri Petrol ve Gaz Şirketleri İşveren Sendikası (TABGİS) Yönetim Kurulu Başkanı Ferruh Temel Zülfikar, “Sektörümüzün çok uzun yıllar boyunca mücadele etmek zorunda kaldığı kaçak ve hileli akaryakıt sorunu, EPDK’nın, sektörün ve ilgili kamu kurumlarının ortak çalışmaları neticesinde azaldı” dedi.

TABGİS’in düzenlediği iftarda, sendika üyeleri ve akaryakıt bayileri bir araya geldi.

Zülfikar, burada yaptığı konuşmada, Şırnak’ta yitirilen silahlı kuvvetlerin çok değerli mihverlerinin ve daha önceki şehitlerin ateşinin tüm halkı derin acılara saldığını belirterek, tüm şehitleri rahmet, minnet ve saygıyla andığını ifade etti.

Temennilerinin, Türkiye’nin birlik ve beraberliğinin daim olması ve hainlerin yüce Türk adaleti önünde hesap vermeleri olduğunu kaydeden Zülfikar, “Bizleri ayakta tutan en önemli olgu devletimizin ve Türk milletinin sarsılmaz iradesinin tüm bu sıkıntıların üstesinden geleceğine olan sonsuz inancımızdır.” dedi.

“Kaçak ve hileli akaryakıt sorunu azaldı”

Zülfikar, sektörün yaşadığı sorunlara da değinerek, akaryakıt sektörünün çok uzun yıllar boyunca mücadele etmek zorunda kaldığı kaçak ve hileli akaryakıt sorununun, EPDK’nın, sektörün ve ilgili kamu kurumlarının ortak çalışmaları neticesinde oldukça azaldığını söyledi.

Devletin ve sektörün uğradığı zararın hala bitmediğini ifade eden Zülfikar, akaryakıtın vergisel boyutta suistimali sonucu buradan alınan yaraların hala kanamaya devam ettiğini, bu yaralardan birinin de maliyetin altında yapılan satışlar olduğunu bidirdi.

Zülfikar, gerek LPG gerekse petrol piyasalarında sürekli ve dikkati çeken oranlarda yapılan indirimlerin incelenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

“Lisanslama kriteri en az 50 bayi olmalı”

Piyasada faliyet gösteren dağıtıcıların lisanslama sırasında kurumsal yapılarının çok daha iyi kritik edilmesi gerektiğine vurgu yapan Zülfikar, “Sadece 5 bayiden oluşan bir teşkilat ağına sahip olunması yeterli görülüp lisans verilmemelidir. En kısa zamanda bu kriterin en az 50 bayiye yükseltilmesi beklentilerimiz arasındadır.” değerlendirmesinde bulundu.

Zülfikar, sendika olarak üzerinde çalıştıkları en önemli konulardan birinin de istasyon işletmelerinin üzerindeki maliyet yükünün azaltılması olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti:

“Her fırsatta dile getirdiğimiz üzere en azından enflasyon oranıyla örtüşen bir grafikte olması gereken kar marjlarının istasyonların idamesinde yeterli olabilmesi için, bayilerin yüksek maliyetli kalemlerini azaltmak için çalışmalarımıza daha fazla ağırlık vermeye başlayacağız.”

Bayilerinin üzerindeki maliyet yükünün azaltılması, hareket alanlarını rahatlatılarak ticaret kaygılarını ortadan kaldıracak tüm çalışmaların titizlikle takip edildiğine dikkati çeken Zülfikar, bu yolda sadece kamu kurumlarıyla değil, iş birliği içinde oldukları tüm muhataplarıyla karşılıklı diyalog ve ortak hareketle sorunların üstesinden geleceklerine inandıklarını söyledi.

“Maliyet içindeki en önemli kalemlerden biri, kredi kartları”

Zülfikar, ana dağıtım şirketlerinden de önemli bir beklentilerinin olduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Bayi arkadaşlarımızın genel giderleri içerisinde en fazla maliyet unsuru oluşturan kalemlerden birisi elektronik işlemler üzerinden yapılan satışlardır. Bu satışların maliyetinin paylaşımı konusunda bayinin omuzlarına gün geçtikçe daha fazla yük binmiştir. Ve artık taşınamayacak hale gelmiştir. Günden güne yaygınlaşan ve tüketicininde son derce memnun olduğu elektronik satışların mutfağında yaşadığımız bu önemli sorunu en kısa zamanda çözüme kavuşturacak tedbirlerin alınmasını istiyor ve bekliyoruz.”

Maliyetler içindeki en önemli kalemlerden birinin kredi kartı ile yapılan satışlardan kaynaklandığını belirten Zülfikar, kredi kartının en fazla kullanıldığı sektörlerden birisinin de akaryakıt sektörü olduğunu vurguladı.

Zülfikar, TABGİS olarak, kredi kart komisyon oranlarının özel teşebbüsler tarafından değil düzenleme ve denetleme yetkisi olan otorite kurumlar tarafından belirlenemsi gerektiğini düşündüklerini ifade ederek, bu konuda rekabet kurumu ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumuna (BDDK) başvurularını yaptıklarını ifade etti.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir