İş sağlığı ve güvenliğinde bakış açısını değiştirmek

İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, yürürlüğe girdiği 01 Ocak 2013 tarihinden bu yana çeşitli sebeplerle değişikliklere uğrayarak en son şeklini almak adına her geçen gün biraz daha mesafe kat etmeye devam etmekte.

Yapılan en son değişikliklerle birlikte Kanun, iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimini işverene rehberlik yapmak konusunda yeniden tanımlamaya çalışmaktadır. Bu rehberliği de pozitif yönde kullanarak işverenin çalışan sağlığını tehdit etmeyecek şekilde iş hayatını dizayn etmesi ve çalışması yönünde bir adım daha atılmasını sağlamıştır.

Kanun kapsamında uygulanacak olan cezalarda da artışlara gidilmiş olup uygunsuzlukların bir an evvel giderilmesi adına çalışmaların yapılması gerekliliği vurgulanmıştır. Zira geçmiş döneme ait borçlarında silinmemiş olması ve eksikliklerin tespit edilmesi halinde bu cezaların uygulanma ihtimali devlet elinde saklı tutularak işletmelerin iş güvenliği çalışmaları yapmaları teşvik edilmeye çalışılmıştır. Özellikle iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi bulundurmama ile ilgili cezaların Aylık 6167 TL (uzman ve hekim için ayrı ayrı) gibi rakamlara gelmiş olması da cezaların işletmelerin canını ne kadar fazla yakma ihtimali olduğunun bir göstergesidir.

İyi niyetli olarak yapılan tüm bu çalışmalara rağmen iş kazalarının da azalmayıp artıyor olması da yine üzerinde çok fazla durmamız gereken konuların en başında gelmektedir.

TÜİK’in 2013 yılı istatistiklerine göre;

‘’Türkiye genelinde son 12 ay içinde istihdam edilenlerden %2,3’ü bir iş kazası geçirmiştir. Bu oran erkeklerde %2,8 iken, kadınlarda %1,3 olarak tahmin edilmiştir. Toplam iş kazası geçirenlerin %81,6’sını erkekler oluşturmuştur’’.

Son 12 Ay İçerisinde İstihdam Edilenlerden İş Kazası Geçirenler, 2007 – 2013

(Bin kişi, 15+ yaş)

                                                                                                                         Son 12 ayda iş kazası geçirenler

                Sayı                                        Sayı                                         Oran      

                      2007(1)       2013       2007(1)       2013       2007(1)       2013

Toplam       24 470        30 614       725        706        3,0       2,3

Erkek       17 419        20 428        632       576       3,6       2,8

Kadın       7 051        10 187        93       131       1,3       1,3

Eğitim Durumu

‘’Eğitim durumuna göre 2013 yılında iş kazası geçirenlerin oranları incelendiğinde; son 12 ay içinde istihdam edilen lise altı eğitimlilerin %2,8’i bir iş kazası geçirirken, genel lise mezunlarında bu oran %1,7, lise dengi meslek okul mezunlarında %2,4, yükseköğretim mezunlarında ise %1 olarak tahmin edilmiştir.’’

Yaş Durumu

‘’Son 12 ay içinde istihdam edilen 15‐24 yaş grubundaki fertlerde iş kazası geçirenlerin oranı %1,9 iken, 25‐34 yaş grubunda bu oran %2,3, 35‐54 yaş grubunda %2,6 ve 55 ve daha yukarı yaştakilerde ise %2olarak gerçekleşmiştir.’’

İşten uzak kalma süresi

‘’Son 12 ay içerisinde bir iş kazası geçirenlerin %63,7’si geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle belirli sürelerde işinden uzak kalmıştır.’’

‘’İstihdam edilenlerden %7,1‘i çalıştığı işle ilgili olarak “zaman baskısı ve aşırı iş yükü” şeklinde ruhsal sağlığını etkileyen elverişsiz faktöre maruz kaldığı belirlenirken, bu oranın erkeklerde %7,9, kadınlarda ise %5,2 olduğu tespit edilmiştir. Fiziksel sağlığını etkileyen faktörlerden “kaza riski” ne maruz kalanların oranı ise %17,1 olduğu görülmüştür. Bu oranın erkeklerde %21,4, kadınlarda ise % 7,3 olduğu tespit edilmiştir.’’

Verilerden anlaşılacağı gibi, ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği alanında ne kadar çalışma yapılışa yapılsın hep daha fazlasına ihtiyaç olacak gibi görünmektedir.

Kanunun işverenler tarafından sahiplenilerek hayata geçirilmesi safhasında yaşanan sıkıntılar da ise devreye cezalar girmektedir. Cezaların İşverenin ‘Bakış Açısının’ en azından değişimine katkı sağlamak adına bir adım atılması için caydırıcı nitelik taşıması düşünülmektedir. Birbirine bağlı zincirin halkaları olarak yer aldığımız iş hayatında, çalışanlarımızın da ‘’Bana bir şey olmaz’’ mantığından uzaklaşması ve gerekli tedbirleri alarak çalışması da en büyük arzumuz.

Özellikle tehlikeli ve çok tehlikeli sınıfta yer alan işletmeler için uygulanacak cezaların bir kısmını listeleyecek olursak,

İş güvenliği uzmanı görevlendirmemek        / 6.167     TL/AY

İşyeri hekimi görevlendirmemek        / 6.167     TL/AY

10/1 Risk değerlendirmesi yapmamak veya yaptırmamak        / 5.550     TL/AY

Çalışanların iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin yapılmaması        / 500      TL/AY

İş kazalarını ve meslek hastalıklarını 3 iş günü içinde SGK’ya bildirmemek        /3.082     TL/AY

Şeklinde uzayıp gittiği görülecektir.

İstatistiksel rakamlardan da anlaşılacağı gibi gün geçmiyor ki ülkemizde iş kazası olmadan yaşayalım. Çalışma hayatının tüm bileşenleri olarak üzerimizde var olan bu yükün hakkını verdiğimiz ölçüde gelecek nesillere daha yaşanabilir ve kazasız iş hayatı hediye etmiş olacağız. İş güvenliği kültürü oluşturmada çekilmesi gereken bu çileyi bizler omuzlayarak taşımazsak eğer, bizden sonraki nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakma adına üzerimize düşen vazifeleri yerine getirmemiş olarak sıramızı devretmiş olacağız.

‘’Beklenen gün gelecekse çekilen çile kutsaldır’’ felsefesince, bizden sonra yerimizi alacak nesillere güzel ve yaşanabilir bir dünya bırakmak zorundayız. Bizler ne zaman emniyet kemerini koltuğun arkasından geçirmeden takmaya başlarsak, inşaatta baretsiz dolaşmazsak, tornacımız gözlüksüz çalışmaz, taşlamanın korumalarını çıkartmadan çalışmaya başlarsak vb. iş sağlığı ve güvenliği kültürü adına en büyük adımları atmış olacağız demektir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir