Emekli maaşına izinsiz haciz konulamaz

Emekli maaşına Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) alacakları ve nafaka borcu dışında haciz işlemi uygulanamaz. Ancak siz izin verirseniz haciz gelir, bu izni kaldırdığınız andan itibaren de haciz işlemi sona erer. Basit bir örnekle izah ederim; bir okurumuz soruyor; “Ali Bey, kardeşimin kredi kartı borcundan dolayı babamın emekli maaşının tamamına banka tarafından haciz getirilerek el konuldu. Bunun yasal dayanağı var mıdır? Varsa biz yasal olarak ne yapabiliriz, nasıl hareket etmeliyiz?”
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93’üncü maddesinde; “Sigortalılar ve hak sahiplerinin gelir, aylık ve ödenekleri, sağlık hizmeti sunucularının Genel Sağlık Sigortası hükümlerinin uygulanması sonucu Kurum nezdinde doğan alacakları, devir ve temlik edilemez. Gelir, aylık ve ödenekler; 88’inci maddeye göre takip ve tahsili gereken alacaklar ile nafaka borçları dışında haczedilemez. Bu fıkraya göre haczi yasaklanan gelir, aylık ve ödeneklerin haczedilmesine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati bulunmaması halinde, icra müdürü tarafından reddedilir” denilmektedir.
Kanun gereği, emekli maaşlarına, sürekli iş göremezlik gelirlerine, dul-yetim aylık ve gelirlerine sadece Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) ve nafaka alacakları için boşanılan eş-çocuklar izinsiz icra koyabilirler. Bunun dışındaki alacaklar için borçlu emekli-dul yetimin izni olmadan hiç kimse icra-haciz getiremez.
İZİN OLMAZSA İCRA YASAK
Normalde, banka alacakları, gerçek ve tüzel kişileri alacakları için emeklinin-dulun-yetimin aylığına haciz-icra getirilemez. Ancak borçlunun “Emekli aylığımdan kesilsin” şeklinde izni varsa icra-haciz yapılabilir. Bunun dışında haciz-icra yasaktır.
VAZGEÇMEK MÜMKÜN MÜ?
Özellikle bankalar emeklilere kredi verirken en başta emekli aylığımdan kesilsin izni vermektedirler ve bu izin olmadan da emekliye kredi vermemektedirler. Ancak başta verilen bu izinden (muvafakatten) borçlu her zaman vazgeçebilir. Kardeşiniz kredi kartı borcu sebebiyle emekli aylığından kesintiyi (icrayı) başta kabul etmiş ve bu sebeple banka maaşına el koymuşsa (ki yüzde 25 oranından fazlasına el koyamaz) şimdi kardeşiniz dilerse bu izinden vazgeçip, bankanın emekli aylığına yaptığı kesintiye karşı dava açabilir.

ÖRNEK YARGI KARARI
12. Hukuk Dairesi
E: 2007/6970,
K: 2007/9174,
T: 07.05.2007
-HACZİ MÜMKÜN OLMAYAN MAL VEYA HAK
-ÖNCEDEN YAPILAN ANLAŞMALAR
İİK.’nın 83-a maddesi gereğince borçlunun, hacizden önceki bir dönemde haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklı ile yapmış olduğu anlaşma geçerli değildir. Anılan maddenin amacını açıklayan gerekçesinde de “… Borçlunun, hacizden önce sonuçlarını tahmin edemeyeceği cihetle, bir mal veya maaş yahut ücretin haczedilemeyeceği yolunda şikayette bulunmayacağını bildirmesinin, lehine olan yasa hükmünün uygulanmasından feragat etmesinin hükümsüz sayılacağı, zira, bir malın ne derece haczedilmez olduğunun, borçlunun ve ailesinin haciz anındaki durumlarına göre saptanabileceği…” ifade olunmuştur. Bu durumda borçlunun haciz sırasındaki ya da haciz işleminin gerçekleşmesinden sonraki dönemde haczedilmesi mümkün olmayan mal ve haklarla ilgili olarak bu haklardan vazgeçmesi geçerli olabilir. (2004 s.
İİK. m. 83A) (506 s. SSK. m. 20, 121)İŞVEREN ALEYHİNE TANIKLIK İŞİNDEN ETTİ DAVA AÇINCA KAZANDI

YargıtaY 9. Hukuk Dairesi işveren aleyhine tanıklık ettiği gerekçesiyle işten atılan çalışana kötü niyet tazminatı ödenmesine hükmetti. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2005’te gerçekleşen bir olayla ilgili emsal teşkil edecek bir karara imza attı. aynı iş yerinde çalışan arkadaşının davasında işveren aleyhine tanıklık yaptığı gerekçesiyle işten atılan çalışana tazminat ödenmedi. Bir yıldan az çalıştığı için kıdem ve ihbar tazminatı almaya hak kazanmayan çalışan kendisine kötü niyet tazminatı ödenmesini talep etti. Yerel mahkeme kararı kabul etmedi. temyiz üzerine davaya bakan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, şu kararı verdi: “Davacının diğer dosyada tanıklık yaptığı sabit olup, davacı tanıkları da tanıklık sebebiyle iş sözleşmesinin feshedildiğine dair beyanda bulunmuşlardır. Bu durumda kötü niyet tazminatının kabulüne karar verilmelidir.”

Ali Tezel

Muhasebe Network

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir