Türkiye Rüzgar Enerjisinde Küresel Sanayi Üssüne Dönüşüyor



TÜREB Başkanı İbrahim Erden, Türkiye’nin rüzgar enerjisinde potansiyel aşamasını geçerek 150 sanayi şirketi ve 20 bini aşkın istihdamla güçlü bir ekipman üreticisi konumuna geldiğini açıkladı. Sektörün büyümesi için pazar sürekliliği, şebeke altyapısının güçlendirilmesi ve finansman belirsizliklerinin giderilmesi gerektiği vurgulandı.
Rüzgar Ekosistemi Şirket Sayısı

Yaklaşık 150

Sağlanan İstihdam

20.000+

2025 Yeni Kurulum Beklentisi

2,1 gigavat

Yerli Türbin Kapasitesi (EÜAŞ-ASELSAN)

4,3 megavat (%80 yerlilik)

2035 Batarya Kapasitesi Hedefi

7,5 gigavat

ÖNE ÇIKAN DETAYLAR

  • Türkiye, rüzgar enerjisinde sadece proje geliştiren bir ülke olmaktan çıkıp, bölgesel bir üretim ve sanayi merkezine dönüşmüştür.
  • Geniş coğrafyalara (Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika) yakınlık, hızlı teslimat ve maliyet avantajı Türkiye’yi ihracatta öne çıkarmaktadır.
  • Sürdürülebilirlik için düzenli YEKA ihaleleri ve öngörülebilir iç pazar kurulum temposu kritik önem taşımaktadır.
  • Deniz üstü (offshore) rüzgar projeleri, tedarik zincirinde ve liman lojistiğinde yeni büyük yatırımları tetikleme potansiyeline sahiptir.
  • Büyümenin önündeki temel belirleyiciler artık türbin teknolojisinden ziyade şebeke entegrasyonu, kapasite darboğazları ve finansman maliyetleridir.

Türkiye Rüzgar Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı İbrahim Erden, Türkiye’nin rüzgar enerjisinde potansiyel aşamasını geride bırakarak somut bir sanayi üssüne dönüştüğünü söyledi.


TÜREB Başkanı Erden, Türkiye’de yaklaşık 150 sanayi şirketinin rüzgar enerjisi ekosistemine hizmet verdiğini söyledi.


Türkiye’nin yalnızca proje geliştiren değil, aynı zamanda güçlü bir ekipman üreticisi olduğunu vurgulayan Erden, Türkiye’nin halihazırda bölgesel bir üretim merkezi konumuna ulaştığını, bu konumun küresel ölçekte üst lige taşınabilmesi için ölçek ekonomisinin büyütülmesi, pazar sürekliliğinin sağlanması ve ihracat destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.


Türkiye ekipman üretiminde avantaj sağlıyor


Türkiye’nin üretim kapasitesinin coğrafi avantajlarla birleştiğini belirten Erden, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika, Kafkasya ve Orta Asya pazarlarına yakınlığın önemli bir avantaj yarattığını dile getirdi.


Erden, "Rüzgar ekosisteminde 150 sanayi şirketi, 7 kule, 3 kanat, 4 jeneratör ve dişli kutusu tesisi ile geniş bir üretim altyapısı bulunuyor. Sanayi, inşaat, işletme ve bakım alanlarında 20 binden fazla kişiye istihdam sağlanıyor." dedi.


Türkiye’nin hızlı teslimat, maliyet avantajı ve mühendislik kabiliyetiyle öne çıktığını belirten Erden, bu rolün sürdürülebilirliği için iç pazarın sürekliliğinin kritik olduğunu kaydetti.


"Düzenli YEKA (Yenilenebilir Enerji Kaynak Alanları) takvimi, öngörülebilir kurulum temposu ve ihracatı destekleyen politikalar, üreticilerin uzun vadeli kapasite yatırımı kararları açısından belirleyici." diyen Erden, 2025’teki 2,1 gigavatlık yeni kurulum ve ardışık YEKA ihalelerinin sektöre görünürlük sağladığını ifade etti.


Offshore projeler yeni yatırımları tetikleyebilir


Erden, deniz üstü (offshore) rüzgar projelerinin devreye girmesiyle kule, kanat, kablo ve liman lojistiği gibi alanlarda yeni yatırımların tetiklenebileceğini söyledi.


EÜAŞ-ASELSAN iş birliğiyle geliştirilen ve yüzde 80 yerlilik oranına ulaşan 4,3 megavatlık türbinin, Türkiye’nin teknoloji geliştirme kapasitesine işaret ettiğini belirtti.


Şebeke altyapısı ve finansman belirleyici olacak


Rüzgar enerjisinde büyümenin sınırını artık türbin teknolojisinden çok sistem entegrasyonunun belirlediğini ifade eden Erden, kurulu kapasitenin şebekeye güvenli ve esnek şekilde bağlanmasının kritik olduğunu vurguladı.


Erden, "TEİAŞ’ın yatırımları hızlandırması, kapasite darboğazlarını önceden açıklaması ve yatırımcıya orta vadeli bağlantı görünürlüğü sunması kritik." değerlendirmesinde bulundu.


Finansman tarafında ise maliyet, kur riski ve gelir belirsizliğinin projeleri yavaşlattığını kaydeden Erden, uzun vadeli alım mekanizmaları ve net gelir projeksiyonlarının önemine işaret etti.


"2035 için öngörülen 7,5 gigavat batarya kapasitesi, enerji dönüşümünün depolamayla birlikte ilerleyeceğini gösteriyor." ifadesini kullanan Erden, yatırımcı açısından en kritik unsurun belirsizliğin azaltılması olduğunu sözlerine ekledi.

İlgili Yazılar

Türkiye’nin ham çelik üretimi arttı

Türkiye’nin ham çelik üretimi, nisanda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,4 artışla 3,3 milyon tona yükseldi. [Fotograf: AA] Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD), nisan ayına ilişkin çelik üretimi, tüketimi…

Devamını Oku
Bakan Bayraktar: 2025’te ‘rekor kurulu güç’ sözümüzü yerine getirdik

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 2024’te devreye alınan 6 bin 818 megavatlık kurulu güçle bir rekor kırıldığını belirterek, “2025 yatırımları için yeni bir ‘rekor kurulu gücü’ devreye alacağımızın…

Devamını Oku

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Gözden Kaçırdıklarınız

Türkiye’nin ham çelik üretimi arttı

Türkiye’nin ham çelik üretimi arttı

Bakan Bayraktar: 2025’te ‘rekor kurulu güç’ sözümüzü yerine getirdik

Bakan Bayraktar: 2025’te ‘rekor kurulu güç’ sözümüzü yerine getirdik

Mayıs Ayı Enflasyon Beklenti Anketi Sonuçlandı: Gözler Cuma Günü TÜİK’te

Mayıs Ayı Enflasyon Beklenti Anketi Sonuçlandı: Gözler Cuma Günü TÜİK’te

TÜİK Verilerine Göre Türkiye’de Gıda İsrafı: En Çok Sebze, Meyve ve Ekmek Çöpe Gidiyor

TÜİK Verilerine Göre Türkiye’de Gıda İsrafı: En Çok Sebze, Meyve ve Ekmek Çöpe Gidiyor

Vergi Konseyi’nde Yeni Dönem: Abdullah Erdem Cantimur Başkan Oldu

Vergi Konseyi’nde Yeni Dönem: Abdullah Erdem Cantimur Başkan Oldu

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan 30 Milyon Euroluk IPARD III Desteği: 11. Başvuru Çağrısı Yayımlandı

Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan 30 Milyon Euroluk IPARD III Desteği: 11. Başvuru Çağrısı Yayımlandı

Altın fiyatlarında son durum

Altın fiyatlarında son durum