AYM Kararı: Nüfusu 2 Binin Altında Kalan Belediyeler Köye Dönüşüyor

Anayasa Mahkemesi, nüfusu 2.000’in altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören yasal düzenlemenin iptal başvurusunu reddederek uygulamanın Anayasa’ya uygun olduğuna hükmetti.
Nüfus Sınırı

2.000
İlgili Kanun

5393 Sayılı Belediye Kanunu
Seçmen İradesi Koruma

5 Yıllık Seçim Dönemi
Karar BaşlıklarıDetay / Karşılık Gelen Veri
Dava KonusuNüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesi kuralı
İptal Başvurusu YapanCHP
İtiraz GerekçeleriHukuki belirlilik/güvenlik ihlali, belde/köy nüfus kaybını artırma riski, büyükşehirlere yığılma
AYM’nin AmacıDaha etkin ve verimli bir kamusal hizmet sağlamak
Uygulama SüreciMevcut seçim dönemi sonuna kadar statü devam edecek, sonrasında köy tüzel kişiliği seçimi yapılacak
Mahkeme SonucuAnayasa’ya aykırılık bulunmadı, iptal istemi kesin olarak reddedildi

ÖNE ÇIKAN DETAYLAR

  • Belediyelerin tüzel kişilikleri kaldırılsa bile yöre halkının 5 yıllık seçim iradesi dönem sonuna kadar dokunulmaz kabul edilecek.
  • Düzenlemenin, Anayasa’nın 123. maddesine aykırı olmadığı ve mahalli idarelerin özerkliği ilkesiyle çelişmediği Yüksek Mahkemece teyit edildi.
  • Uygulamanın ilk mahalli idareler seçimlerinden itibaren geçerli olması planlanıyor.

Anayasa Mahkemesi (AYM), nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin iptal istemini reddetti.

Anayasa Mahkemesi (AYM), nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesini öngören düzenlemenin iptal istemini reddetti.

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan karara göre, CHP, 2025 tarihli 7551 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 14. maddesiyle yeniden değiştirilen 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 11. maddesindeki “Nüfusu 2 binin altına düşen belediyeler köye dönüştürülür.” düzenlemesinin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek, iptali için AYM’ye başvurdu.

Başvuruda, düzenlemenin, kamu yararına yönelik olmadığı, yapılacak dönüşümün belde ya da köylerdeki nüfus kaybını artıracağı ve nüfusun büyükşehirler gibi daha kalabalık idari birimlerde yoğunlaşmasına neden olacağı, dinamik bir yapıya sahip olan nüfus sayım sistemi verilerine dayalı idari yapıların ani değişimlere uğramasının hukuki belirlilik ve güvenlik ilkeleriyle bağdaşmadığı ileri sürüldü.

Başvuruyu görüşen Yüksek Mahkeme, düzenlemeyi Anayasa’ya uygun bularak iptal isteminin reddine karar verdi.

Kararın gerekçesinden

AYM’nin kararında, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda ya da kanun düzeyinde farklı bir mevzuatta belediyelerin veya köylerin kurulması ile tüzel kişiliklerinin kaldırılmasına ilişkin hangi makam tarafından hangi usulde karar verileceğine ilişkin bir düzenlemenin yer almadığı ifade edildi. Belediyelerin kurulması ve tüzel kişiliklerinin kaldırılmasının kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle yapılmasının anayasal bir zorunluluk olduğu aktarılan kararda, “Bu itibarla kuralda Anayasa’nın 123. maddesine aykırı bir yön bulunmamaktadır.” değerlendirmesine yer verildi.

Düzenleme kapsamında, belediyelerin tüzel kişilikleri kaldırılırken, yöre halkının beş yıllık seçim dönemi için ortaya çıkan iradesinin dönem sonuna kadar geçerliliğine dokunulmadığı belirtilen kararda, tüzel kişiliğin kaldırılmasının ardından da köy tüzel kişiliğinin organlarını oluşturmak üzere seçme hakkını kullanmalarına imkan tanındığı ifade edildi.

5393 sayılı Kanun’un 11. maddesinde belediyelerin köye dönüştürülmesine ilişkin usul ve esasa ayrıntılı olarak yer verildiği vurgulanan kararda, “Kuralın bu yönüyle kapsamının açık, net ve anlaşılır bir şekilde düzenlendiği sonucuna ulaşılmıştır.” denildi.

İptali istenen düzenlemenin “daha etkin ve verimli bir kamusal hizmet sağlamak” amacını taşıdığına işaret edilen kararda, şunlara yer verildi:

“Nüfusu 2 binin altına düşen belediyelerin köye dönüştürülmesinin usul ve esaslarının kanunda düzenlendiği ve belediyelerin tüzel kişiliğinin kaldırılmasının ilk mahalli idareler seçimlerinde uygulanmasının öngörüldüğü gözetildiğinde, kanun koyucunun takdir yetkisi kapsamında ihdas edildiği anlaşılan kuralın hukuk devleti ilkesi ile kamu tüzel kişiliğinin kanunla kaldırılması ve mahalli idarelerin özerkliği ilkeleriyle çelişen bir yönü bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Anayasa Mahkemesi, açıklanan gerekçelerle kuralın Anayasa’ya aykırı olmadığına ve iptal talebinin reddine karar vermiştir.”

İlgili Yazılar

Türkiye’nin Teknoloji Hamlesi: Kritik Alanlarda Kayıt Dışı Büyüme

    Türkiye’nin teknoloji hamlesinde kritik teknolojilerde tam bağımsızlık hedefi ve AR-GE ekosistemine yapılan yatırımları inceliyoruz. Bilimsel temelli araştırmaların merkezi konumu ve savunma sanayiinde yerli teknolojilerin geliştirilmesi gibi noktaları irdeleyeceğiz.

    Devamını Oku

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Gözden Kaçırdıklarınız

    KOSGEB’in Teknoloji Merkezlerine Destek Programı

      KOSGEB’in Teknoloji Merkezlerine Destek Programı

      Türkiye’nin Teknoloji Hamlesi: Kritik Alanlarda Kayıt Dışı Büyüme

        Türkiye’nin Teknoloji Hamlesi: Kritik Alanlarda Kayıt Dışı Büyüme

        Tarım Sektöründe Teknoloji Kullanımı Artıyor

          Tarım Sektöründe Teknoloji Kullanımı Artıyor

          Türkiye’nin Enerji Politikası

            Türkiye’nin Enerji Politikası

            77. Uluslararası Uzay Kongresi:

              77. Uluslararası Uzay Kongresi:

              Esnaf ve Sanatkarlarımıza Sağlanan Finansman

                Esnaf ve Sanatkarlarımıza Sağlanan Finansman

                Ticaret Bakanlığı, iş dünyasına pazar araştırması sunar

                  Ticaret Bakanlığı, iş dünyasına pazar araştırması sunar