7582 Sayılı Kanun ve Türkiye’nin Yeni Vergi Teşviki Analizi

Basından Ekonomi Makaleleri ANALİZ RAPORU




SESLİ HABER:
7582 sayılı Kanun, Türkiye’ye yabancı sermaye, nitelikli iş gücü ve döviz kazandırmayı hedefleyen radikal vergisel düzenlemeler içermektedir. Kanunun en dikkat çeken maddelerinden biri, son üç yıl içinde Türkiye’de ikamet etmemiş ve vergi mükellefi olmamış kişilere, Türkiye’ye yerleşmeleri durumunda yurt dışı gelirleri için 20 yıl boyunca gelir vergisi muafiyeti sağlamasıdır. Ayrıca bu kişilerin miras intikallerinde veraset ve intikal vergisi oranı yüzde 1 olarak uygulanacaktır.

Kanun Numarası7582
Yabancı Gelir İstisnası Süresi20 Yıl
Geçmiş Mükellefiyet ŞartıSon 3 takvim yılında Türkiye’de bulunmama
İndirimli Veraset Vergisi Oranı%1
Gelir Vergisi Üst Limiti%40
“7582 sayılı Kanun, küresel yüksek gelirli elitleri çekmek için teoride güçlü bir zemin hazırlasa da, uygulamanın başarısı Türkiye’nin iç vergi reformuna ve diplomatik mali başarısına bağlıdır. Enflasyon düzeltmesi yapılmayan vergi dilimleri ve daraltılan gider kalemleri, yabancı yatırımcının Türkiye içindeki yerleşik hayatında vergi yükünü beklenmedik şekilde artırabilir. Gelecekte, eğer Türk Vergi İdaresi Çifte Vergilendirmeyi Önleme Anlaşmaları kapsamında diğer ülkelerle proaktif bir uzlaşı mekanizması kuramazsa, bu teşvikler kağıt üzerinde kalarak uluslararası ihtilaflara yol açacaktır. Başarı için ‘vergi cenneti’ imajı çizmeden, şeffaf ve entegre bir varlık planlaması ekosistemi kurulmalıdır.”

7582 sayılı kanun: Türkiye’ye yerleşmek için yeterli bir vergi teşviki mi?

Dünya’yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!

7582 sayılı kanun (7582 SK), Tür­kiye’ye sermaye, ni­telikli insan kayna­ğı ve döviz kazandır­ma amacını taşıyan önemli vergisel dü­zenlemeler içeriyor.

Kanun’un dikkat çe­ken düzenlemele­rinden biri, son üç takvim yılında Tür­kiye’de ikametgahı ve vergi mü­kellefiyeti bulunmayan gerçek kişilere tanınan yirmi yıllık ya­bancı gelir istisnası öngören maddesi. Düzenlemeye göre, bu şartları sağlayan gerçek kişile­rin Türkiye’de yerleşmiş sayıl­maları halinde, Türkiye dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar Türkiye’de gelir vergisine tabi tutulmayacak.

Başka bir ifadey­le, kişi Türkiye’de yerleşik ha­le gelse dahi, yurt dışı kaynak­lı gelirleri bakımından yirmi yıl Türkiye’de vergilendirilmeme güvencesine sahip olacak. 7582 SK ayrıca, bu kişiler bakımın­dan 20 yıllık süre içinde gerçek­leşen veraset yoluyla mal intika­linde veraset ve intikal vergisi oranının %1 olarak uygulanma­sını öngörmekte.

Türkiye’de yerleşmiş sayılma­dan önceki son üç takvim yılın­da Türkiye’de gayrimenkul ser­maye iradı, menkul sermaye ira­dı ya da değer artışı kazancı elde edilmiş olması, bu istisnalardan yararlanılmasını engellemiyor.

7582 SK’daki bu düzenleme, özünde, tam mükelleflere ge­lir vergisi bakımından yirmi yıl boyunca yurt dışı gelirleri bakı­mından dar mükellefiyete ben­zer bir vergisel koruma sağlı­yor. Şöyle ki; bu kişilerin sadece Türkiye’de elde ettikleri gelirler vergilendirilecek, yurt dışında elde ettikleri kazanç ve iratlar yirmi yıl boyunca Türk gelir ver­gisinin dışında bırakılacak.

An­cak, “Türkiye’yi yüksek gelirli­lerin yerleşim merkezi yapmak” olduğu anlaşılan bu düzenleme­lerin amacına ulaşması bakı­mından aşağıdaki iki sorun kar­şımıza çıkıyor. Bir devlette “yer­leşmiş sayılacak” ölçüde varlık göstermek, başka özel nedenler yoksa, kural olarak vergi sonra­sı gelirin anlamlı olması halin­de söz konusu olur. Bunun için ise, hem kişinin faaliyet yoluy­la Türkiye’de yüksek gelir elde edebilmesi hem de gelirin ver­giyle kuşa çevrilmemesi gerekir.

Türkiye’nin mevcut ekono­mik sıkıntıları nedeniyle alım gücü oldukça düştüğünden, yurt içine yönelik mal ve hizmet su­numu ile yüksek gelir elde edil­mesi geniş kapsamda en azından kısa vadede mümkün görünme­mektedir. Dolayısıyla, burada ilk planda ihracat, yurt dışına veri­len hizmetler, dijital faaliyetler ve uluslararası nitelikli serbest meslek faaliyetleri öne çıkabi­lir. Ayrıca, 7582 SK’da teknogi­rişim şirketleri ile nitelikli hiz­met merkezlerinde çalışanlara yönelik istisnalar dikkate alın­dığında, bu alanlarda faaliyet gösteren kişilerin de Türkiye’yi değerlendirmeleri beklenebilir.

Diğer yandan, gelir vergisi ta­rifesinin %15 ile başlayıp %40 ile sona ermesi makul görün­se de, gelir vergisi sisteminde; (i) asgari yaşam haddi tüm ge­lir vergisi mükellefleri bakı­mından Anayasa’ya uygun şe­kilde dikkate alınmamaktadır, (ii) başta gider sınırlamaları ol­mak üzere matrahın gerçek ma­li gücü yansıtacak şekilde sap­tanması önünde engeller var­dır, (iii) enflasyon ve düşük reel dilim eşikleri nedeniyle mükellefler reel olarak zen­ginleşmeden hızla üst oranla­ra geçmektedir. Yasanın etki­li olabilmesi için, bu konularda da iyileştirme yapılması gerek­mektedir.

Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmalarına (ÇVÖA) takılmama

Faaliyet yoluyla elde edilen gelirlerde vergilendirme yetki­si, ÇVÖA’larda gelir türüne gö­re değişir. Ticari kazançlarda iş­yeri veya daimi temsilci oluşup oluşmadığı, ücretlerde çalışma­nın fiilen nerede icra edildiği, serbest meslek ve danışmanlık gelirlerinde ise ilgili anlaşma­nın özel hükümleri belirleyici olabilir. Faaliyet doğası gere­ği sürekliliği gerektirir, ancak süreklilik yerleşik olmayı şart koşmaz.

Günümüz imkanların­da, faaliyetin doğrudan ve/ve­ya -istihdam yoluyla- dolaylı şe­kilde uzaktan gerçekleştirilmesi mümkündür. Mukimliğin han­gi devlette olduğunun tayinin­de ise, sırasıyla daimi meskene, hayati menfaatlerin olduğu dev­lete, mutat meskenin bulundu­ğu devlete, vatandaşlığa bakılır. Bu kriterler işe yaramadığında, karşılıklı anlaşma yoluyla vergi­lendirme yetkisinin kimde oldu­ğu belirlenir.

Türk Vergi İdare­si’nin karşılıklı anlaşma usulü­ne, Türkiye’ye faaliyet amacıyla gelen kişileri koruyacak ölçüde iyi hazırlanmış ve hatta ön aşa­mada muhatap idarelerle temas kurarak sorun oluşturabilecek konuları açıklığa kavuşturmuş olması gerekir. Bu konular açık­lığa kavuşmadığı sürece, Türki­ye’nin istisna ettiği gelir, kişi­nin diğer devlet bakımından mukim sayılması veya kay­nak devletin vergileme yetki­sini koruması halinde başka devlette vergilenebilir.

Sonuç olarak; 7582 SK’nın amacına ulaşabilmesi bakımın­dan, Türkiye’nin konuyu yal­nızca “gelir vergisi istisna­sı” olarak değil, gelir vergi­si sistemi, ÇVÖA, mukimlik belgesi, karşılıklı anlaşma usulü, yatırım oturumu, aile serveti planlaması gibi bağ­lantılı alanlarla birlikte bir bütün olarak ele alması ge­rekmektedir.

https://www.dunya.com/kose-yazisi/7582-sayili-kanun-turkiyeye-yerlesmek-icin-yeterli-bir-vergi-tesviki-mi/827015

  • İlgili Yazılar

    Emekli ve Asgari Ücretlinin Geliri Enflasyona Yenildi: Reel Kayıp Büyüyor

    Basından Ekonomi Makaleleri ANALİZ RAPORU Özet Veri Uzman Orijinal SESLİ HABER: 2026 yılının ilk beş ayında gerçekleşen yüzde 16,61’lik enflasyon, emekli aylıkları ve asgari ücretin alım gücünde ciddi bir reel…

    Devamını Oku
    Emlak Vergisinde Fahiş Artış Tartışması: 3 Katına Çıkan Vergiler ve Çözüm Önerileri

    Basından Ekonomi Makaleleri ANALİZ RAPORU Özet Veri Uzman Orijinal SESLİ HABER: Son dönemde emlak vergisi matrahlarının belirlenmesinde esas alınan arsa ve arazi değerlerine yönelik yoğun itirazlar ve açılan davalar üzerine…

    Devamını Oku

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Gözden Kaçırdıklarınız

    Haziranda gerçekleştirilen gıda denetimlerde 242,8 milyon lira ceza kesildi

    Haziranda gerçekleştirilen gıda denetimlerde 242,8 milyon lira ceza kesildi

    Yılın ilk yarısında 16 şirket halka arz edildi

    Yılın ilk yarısında 16 şirket halka arz edildi

    İstanbul’da 276 bin konut ve iş yerinde dönüşüm çalışmaları sürüyor

    İstanbul’da 276 bin konut ve iş yerinde dönüşüm çalışmaları sürüyor

    İthalat rejimine ilişkin güncelleme yürürlükte

    İthalat rejimine ilişkin güncelleme yürürlükte

    YEKA yarışmalarıyla 2 bin 400 megavatlık kapasite tahsis edilecek

    YEKA yarışmalarıyla 2 bin 400 megavatlık kapasite tahsis edilecek

    Türk Lirası ile Dış Ticarette Yükseliş: İlk Yarıda 772 Milyar TL Hacim

    Türk Lirası ile Dış Ticarette Yükseliş: İlk Yarıda 772 Milyar TL Hacim

    İşletmeler, DOA sistemine ekim sonuna kadar başvuru yapabilecek

    İşletmeler, DOA sistemine ekim sonuna kadar başvuru yapabilecek