Türkiye’de Tasarruf Sahipleri Enflasyona Eziliyor: Mevduat Getirisinde Negatif Tablo

Basından Ekonomi Makaleleri ANALİZ RAPORU




SESLİ HABER:
Ekonomist Alaattin Aktaş, Türkiye’deki mevcut ekonomik konjonktürde tasarruf sahiplerinin enflasyon karşısında korunmadığını ve aksine bir cezalandırma mekanizmasıyla karşı karşıya kaldığını belirtiyor. TÜİK’in nisan ayı verilerine göre, çoğu finansal yatırım aracının reel getiri sağlamak bir yana, negatif performans sergilediği ve tasarrufçunun ana parasının enflasyon karşısında eridiği vurgulanıyor.

Yatırım araçları bazında bakıldığında, nisan ayı ve yılın ilk dört ayında sadece Borsa İstanbul’un (BİST) reel getiri sağladığı görülürken; altın, döviz ve mevduat faizinin enflasyonun gerisinde kaldığı ifade ediliyor. Özellikle mevduat sahiplerinin brüt faizden bir de stopaj kesintisi sonrası daha derin bir reel kayıp yaşadığı, bu durumun tasarrufu teşvik etmek yerine vatandaşın ekonomik gücünü hırpaladığı dile getiriliyor.

Aktaş’a göre asıl sorun mevduat veya kredi faizlerinin yüksekliği değil, yıllardır kontrol altına alınamayan kronik enflasyondur. Enflasyon sorunu kalıcı olarak çözülmediği sürece, iş dünyasından emekliye kadar tüm kesimlerin ekonomik baskı altında kalmaya devam edeceği ve tasarruf sahiplerinin rasyonel yatırımlardan ziyade çaresizlik içinde hareket edeceği uyarısında bulunuluyor.

Nisan Ayı Tek Reel Getiri Sağlayan AraçBİST
Son Bir Yılın Getiri LideriKülçe Altın
DİBS Son Bir Yıl Reel Getiri%6,28
Mevduat Getiri DurumuSürekli Reel Kayıp
“Negatif reel faiz ve kontrol altına alınamayan enflasyon döngüsü, Türkiye’de tasarruf kültürünü rasyonel zeminden uzaklaştırmaktadır. Mevduat sahiplerinin enflasyonun altında getiriye mahkum edilmesi, sermayenin yastık altına veya üretken olmayan varlıklara kaymasına neden olmaktadır. Gelecek projeksiyonunda enflasyon tek haneye indirilmedikçe, finansal piyasalardaki bu ‘cezalandırma’ etkisi sermaye birikimini engellemeye devam edecektir.”

Tasarruf eden itinayla cezalandırılır!

Alaattin AKTAŞ
Alaattin AKTAŞEKO ANALİZ

Devlet de vatandaşın tasarruf etmesini bekler, daha da ötesi ülke olarak buna ihtiyaç duyulur.

İyi güzel de, bir anne baba nasıl ki tasarruf eden çocuğunu cezalandırmazsa, devlet de herhalde tasarruf edebilen vatandaşını cezalandırmamalıdır, değil mi…

Ama ya aksi oluyorsa… Ya vatandaş tasarruf ettikçe devletin adeta hışmına uğruyor ve ekonomik yönden kayba uğruyorsa…

“Olur mu öyle şey” demeyin, zaten bu görüşü ben dile getirmiyorum, devletin resmi verileri söylüyor.

Devlet, tasarruf eden vatandaşını ekonomik yönden göz göre göre hırpalıyor, göz göre göre cezalandırıyor.

İşte oranlar…

Veriler Türkiye İstatistik Kurumu’na ait… TÜİK her ay finansal yatırım araçlarının reel getiri oranlarını açıklıyor. Son açıklama da nisan ayı için yapıldı. Nisan ayına ve yıllık döneme ilişkin verileri TÜİK’ten aynen aldım, açıklamada yer almayan ocak-nisan döneminin gerçekleşmesini de TÜİK verilerinden yola çıkarak ben hesapladım.

TÜFE’den arındırılmış reel getiri oranlarını aktaracağım. Hemen söyleyeyim, reel getiri neredeyse hiç yok.

Kaldı ki TÜFE’nin gerçek enflasyonu ne kadar yansıttığı tartışması da ortada ve o tartışmaya hiç girmiyorum bile. Açıklanan TÜFE’nin fiyat artışlarını tam olarak yansıttığını varsayıyorum.

Nisan ayında yalnızca BİST reel getiri sağlamış. Diğer yatırım araçlarının reel getirisi kan kırmızı, hepsi negatif.

İlk dört ayda durum yine değişmemiş; reel getiri yalnızca borsada.

Son bir yılın reel getiri grafiği biraz farklı. Son dönemdeki büyük reel kayba rağmen ilk sırada külçe altın bulunuyor. Borsa ikinci sırada, devlet iç borçlanma senedi sahipleri de enflasyonun üstünde reel getiri elde etmiş.

Mevduat sahibi hep zararda

Tasarruf etmek özünde ülke ekonomisi için yararlı olmaya yararlı da, Türkiye’de ekonomiye hiçbir katkısı olmayan, hatta tam tersine zararı dokunan tasarrufların ön plana çıktığı da göz ardı edilmemeli.

Vatandaş altın alıyor, döviz alıyor. Bunun için vatandaşı suçlamak elbette söz konusu değil, öncelikle vatandaş tercihini niye bu araçlardan yana kullanıyor diye bakmak gerekir. Ama sonuç değişmiyor; bu alanlara yapılan yatırımlar ülke ekonomisine hiçbir katkı sağlamıyor.

Hatta borsaya dönük yatırımlar da kağıt üstünde yazan teorik katkıyı vermekten uzak kalıyor.

Ülke ekonomisine katkıda bulunacak başlıca tasarruf araçları olarak geriye mevduat ve Hazine’nin borçlanmasına destek olan iç borçlanma senetleri kalıyor. Peki bunlarda reel getiri var mı? Son bir yılda DİBS’te oluşan yüzde 6,28’lik getiriyi hariç tutarsak vatandaş zarardan kurtulamamış. Üstelik mevduatın getirisi olarak brüt orandan söz ediyoruz. Bu faizden bir de stopaj düşülecek ve reel kayıp daha da büyüyecek.

Şu durumda mevduat faizlerinin yüksekliğinden ve bunun kredi faizlerini etkilemek suretiyle ekonomiye zarar verdiğinden söz etmek ne kadar doğru?

Elbette mevduat faizinin düzeyi kredi faizini etkiliyor ve yukarı itiyor ama bu durum tasarrufunu mevduat olarak tutanların suçu olabilir mi?

Hatta bu reel kayba rağmen sistemde bu kadar mevduat tutulması bile iyi. Reel olarak yıllardır kayba uğrayan ve anaparası azalan mevduat sahibinin başka alanlara kayması beklenir ama vatandaş da çaresiz, nereye gitsin!

Sorun belli, belli de…

Temel sorun ne mevduat faizinin yüksekliği, ne kredi faizinin bundan kaynaklı olarak yüksek seyretmesi, ne de tüm bunların sonucu olarak ekonomide yaşanan sıkıntı.

Temel sorun yıllardır bir türlü üstesinden gelinemeyen, gelinmeyen, gelinmesi yönünde gerçekçi adımlar atılmayan enflasyon.

Türkiye bu beladan kurtulamadığı sürece iş alemi de rahat edemez, esnaf da, yalnızca aldığı maaşla geçinmeye çalışan işçi de, memur da, emekli de…

Sorun belli, çözüm de belli ama o sorunu çözecek irade bir türlü sergilenemiyor.

https://www.ekonomim.com/kose-yazisi/tasarruf-eden-itinayla-cezalandirilir/893460

  • İlgili Yazılar

    Emeklilerin Seyyanen Zam Kaybı: 26 Bin TL Sınırına Dayandı

    Basından Ekonomi Makaleleri ANALİZ RAPORU Özet Veri Uzman Orijinal SESLİ HABER: 2023 yılı Temmuz ayında devlet memurlarına verilen 8.077 TL’lik seyyanen artışın, emekli kesimi dışarıda bırakmasıyla başlayan gelir adaletsizliği büyümeye…

    Devamını Oku
    2025 Mayıs Ayı Tatil Ekonomisi: Uzun Tatiller KOBİ’leri Nasıl Etkiliyor?

    Basından Ekonomi Makaleleri ANALİZ RAPORU Özet Veri Uzman Orijinal SESLİ HABER: Türkiye, 2025 Mayıs ayında 1 Mayıs, 19 Mayıs ve Kurban Bayramı’nın birleşmesiyle oluşabilecek uzun tatil maratonuna hazırlanırken, bu durumun…

    Devamını Oku

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Gözden Kaçırdıklarınız

    Türkiye’de Tasarruf Sahipleri Enflasyona Eziliyor: Mevduat Getirisinde Negatif Tablo

    Türkiye’de Tasarruf Sahipleri Enflasyona Eziliyor: Mevduat Getirisinde Negatif Tablo

    2025 Mayıs Ayı Tatil Ekonomisi: Uzun Tatiller KOBİ’leri Nasıl Etkiliyor?

    2025 Mayıs Ayı Tatil Ekonomisi: Uzun Tatiller KOBİ’leri Nasıl Etkiliyor?

    Emeklilerin Seyyanen Zam Kaybı: 26 Bin TL Sınırına Dayandı

    Emeklilerin Seyyanen Zam Kaybı: 26 Bin TL Sınırına Dayandı

    Bakan Bolat Açıkladı: 2025 Yılında E-Ticaret Hacmi 4,5 Trilyon Lirayı Aştı

    Bakan Bolat Açıkladı: 2025 Yılında E-Ticaret Hacmi 4,5 Trilyon Lirayı Aştı

    TÜİK Açıkladı: İnşaat Maliyet Endeksi Mart Ayında Yüzde 27,24 Arttı

    TÜİK Açıkladı: İnşaat Maliyet Endeksi Mart Ayında Yüzde 27,24 Arttı

    Borsa İstanbul Güne Rekor Seviyeye Yakın Başladı: Gözler ABD Enflasyon Verisinde

    Borsa İstanbul Güne Rekor Seviyeye Yakın Başladı: Gözler ABD Enflasyon Verisinde

    Kritik ABD Verisi Öncesi Altın Fiyatları Düşüşte: Güncel Gram ve Çeyrek Altın Ne Kadar?

    Kritik ABD Verisi Öncesi Altın Fiyatları Düşüşte: Güncel Gram ve Çeyrek Altın Ne Kadar?