Seçilmiş Gelir İdaresi özelgeleri

Gelir İdaresi özelgeleri, vergi cezası ve gecikme faizine karşı koruma sağlıyor. Aynı nitelikli özelgeler sadece özelgenin verildiği değil bütün mükellefler için aynı sonuçları doğuruyor. Bu nedenle özelgeler oldukça önemli ve izlenmesi gereken kaynaklar.

Gelir İdaresi’nce verilen özelgelerden seçilmiş bazılarının özetine, yorum yapmadan zaman zaman bu köşede yer vermeye çalışıyorum. İşte seçilmiş bazı özelgelerin özetleri. Tam metinlerine Gelir İdaresi internet sitesinden ulaşmak mümkün.

– Devralınan şirkete ait geçmiş yıl zararları ile yararlanılmayan Ar-Ge indirimi devralan şirketin kurum kazancının tespitinde dikkate alınabilir mi?

(25.03.2015 tarih ve 526 sayılı özelge)

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri kapsamında devralınan şirket tarafından son beş yıla ilişkin kurumlar vergisi beyannamelerinin kanuni süresinde verilmiş olması ve devralınan şirketin faaliyetine devrin meydana geldiği hesap döneminden itibaren en az beş yıl süreyle devam edilmesi kaydıyla, devralınan şirketin devir tarihi itibarıyla öz sermaye tutarını geçmeyen zararlarının indirim konusu yapılması mümkündür.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19 ve 20. maddeleri kapsamında devralınan Şirket tarafından kazanç yetersizliği nedeniyle yararlanılmayan Ar-Ge indirimi tutarlarının da kurum kazancının tespitinde dikkate alınması mümkün bulunmaktadır.

– Eğitim istisnasından vazgeçilebilinir mi?

(28.04.2015 tarih ve 432 sayılı özelge)

Vergi istisnaları verginin konusuna giren kazanç ve iratların verginin kapsamı dışında bırakılması olup bu yönü ile vergi istisnalarından yararlanmak bir zorunluluk değildir.

Bu çerçevede, özel okul işletilmesinden elde edilecek kazançların Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasının (ı) bendi uyarınca kurumlar vergisinden istisna edilmesine ilişkin daha önceki yıllarda yapılmış talepten vazgeçilmesi mümkün bulunmaktadır.

– Geçmiş yıl zararlarının yedeklerle kapatılması, zarar mahsubu olanağını ortadan kaldırı mı? 

(25.12.2014 tarih ve 26 sayılı özelge)

Geçmiş yıl zararlarının sermayeye eklenebilecek nitelikteki fonlardan veya yedek akçelerden mahsup edilerek kapatılması, söz konusu geçmiş yıl zararlarının, Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 9. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı şartlar dahilinde ve beş yıllık mahsup süresi de dikkate alınarak kurum kazancından indirilmesine engel teşkil etmemektedir.

– İş akdi feshedilen işçiye ödenecek olan kıdem ve ihbar tazminatları hangi dönemde gider yazılabilir?

(20.03.2015 tarih ve 143 sayılı özelge)

Kıdem ve ihbar tazminatının gider kaydı konusunda Gelir Vergisi Kanunu’nun 40. maddesinde özel bir hüküm olmamakla birlikte, maddenin birinci fıkrasının (3) numaralı bendi çerçevesinde kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilebilmesi için, İş Kanunu’na göre işçinin kıdem tazminatına hak kazanması ve hak edilen kıdem tazminatının da işçiye ödenmiş olması gerekir.

Tahakkuk etmiş olsa da ödenmemiş kıdem tazminatının gider yazılması mümkün değildir.

– Yapı ruhsatında işyeri olan yerin konut olarak satılması durumunda uygulanacak KDV oranı nedir?

(16.03.2015 tarih ve 1 sayılı özelge)

Yapı ruhsatında ofis (işyeri) olarak görünen taşınmazların her ne kadar konut olarak teslim edileceği beyan edilmiş olsa da;

İnşaat ruhsatının konut olarak değil, ofis (işyeri) olarak verildiği,

Söz konusu taşınmazların fiili durumda işyeri olarak kullanılabileceği, verilen inşaat ruhsatının da bu taşınmazların işyeri olarak kullanılmasını mümkün kıldığı,

Söz konusu taşınmazların işyeri olarak kullanılmak üzere satın alınabileceği, hususları dikkate alındığında, söz konusu taşınmaz teslimlerinin % 18 oranında KDV’ye tabi tutulması gerekmektedir.

– Sonradan tarh edilen KDV indirim konusu yapılabilir mi?

(17.03.2015 tarih ve 35 sayılı özelge)

Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29/3. maddesinde; indirim hakkının vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşılmamak şartıyla, ilgili vesikaların kanuni defterlere kaydedildiği vergilendirme döneminde kullanılabileceği hüküm altına alınmış olup, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılının aşılmış olması halinde ödenen verginin indirim konusu yapılması mümkün bulunmamaktadır.

– Başkası adına düzenlenmiş elektrik, su ve doğalgaz faturalarında yer alan tutarlar gider yazılabilir mi, faturalarda yer alan KDV indirim konusu yapılabilir mi?

(28.08.2014 tarih ve 116 sayılı özelge)

Aboneliği ve faturası mülk sahibi adına olan, elektrik, su ve doğalgaz giderlerinin faaliyette bulunulan işyerine ait olduğunun ve işle ilgili olarak kullanıldığının ilgili kurumlardan alınacak belgelerle tevsiki (kesin delillerle ispatı) halinde;

Söz konusu giderler kurum kazancının tespitinde dikkate alınabilir.

Söz konusu ödemelere ait KDV nin indirim konusu yapılabilir.

– Kayda alınmayan ve dava konusu edilen kira faturaları, davanın kaybedildiği yıl kayda alınabilinir mi? 

(19.02.2014 tarih ve 297 sayılı özelge)

Mahkeme kararına göre belirlenerek ödenen kira bedelinin mahiyet ve tutar itibarıyla kesinleştiği yıl kurum kazancının tespitinde gider olarak dikkate alınması gerekir. Ait olduğu dönem defterlerine kaydedilmeyen söz konusu giderin genel muhasebe ilkelerine uymak ve davanın sonuçlandığı yıl gelir/gider hesaplarıyla bağlantı kurulmak suretiyle içinde bulunulan yılın defterlerine kaydedilmesi mümkün bulunmaktadır.

Öte yandan, 2010 ve 2011 yıllarına ilişkin olarak yasal defterlere kaydedilmeyen faturalarda yer alan KDV’nin 2012 yılında indirim konusu yapılması, vergiyi doğuran olayın vuku bulduğu takvim yılı aşıldığından mümkün bulunmamaktadır.

– Temettü ödemelerinde gelir vergisi tevkifatı ne zaman yapılır? 

(15.05.2015 tarih ve 503 sayılı özelge)

Hukuki ve ekonomik tasarrufun gerçekleştiği, başka bir deyişle kâr payı sahibi tarafından temettülerin talep edilebilir hale geldiği tarih itibariyle, Gelir Vergisi Kanunu’nun 94. maddesinin birinci fıkrasının (6/b-i) bendi uyarınca vergi tevkifatı yapılması gerekmektedir.

Recep Bıyık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir