Ölüm aylığı ve hizmet borçlanması

Okurumuz Ali Yener gönderdiği e-postada; “ölüm aylığı hak kazanmada gerekli olan 900 prim günü için hizmet borçlanmaları prim günü hesabında sayılmıyor. Bu konu ile ilgili yaklaşık iki yıl kadar önce Yargıtay tarafından farklı bir karar verildi. Acaba bu konuyla ilgili SGK uygulamasında bir değişiklik oldu mu?” diye soruyor.
5510 sayılı İş Kanunu 1.10.2008 tarihinde yürürlüğe girdi. Buna göre 1.10.2008’den sonra vefat eden 4/a (SSK) sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanabilmesi için sigortalının her türlü borçlanma süreleri hariç en az 5 yıl sigortalı olması, toplam 900 günlük malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları priminin de ödenmiş olması gerekmektedir. Yani 1.10.2008’den sonra ölen SSK sigortalısının en az 5 yıllık sigortalılık süresi ve 900 prim günü olmaması halinde hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanmamaktadır.
YARGI KARARI…
Bu konuyla ilgili Ankara 10. İş Mahkemesinde görülen bir dava Yargıtay 21. Hukuk Dairesi tarafından temyiz edildi. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 23.06.2011 tarih, 2010/5071 Esas, 2011/5968 Kararında; “her türlü borçlanma sürelerinin sadece 5 yıllık sigortalılık süresine katılamayacağı, bunun dışındaki 900 günlük malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primine katılabileceğini” değerlendirmiştir.
Okurumuzun bahsettiği yargı kararı da bu karardır. Bu karar sadece ilgili dava dosyası için geçerlidir. Yani sadece o dava dosyası için geçerlidir. SGK uygulamasında halen Kanunun 32. Maddesi gereği en az 5 yıllık sigortalılık süresi ve 900 prim günün hesabında her türlü borçlanma dikkate alınmamaktadır. Ancak Yargıtay kararı sayesinde sigorta prim günü 900 günden az olduğu için ölüm aylığı bağlanmamış olan hak sahipleri bu kararı emsal göstererek hizmet borçlanmaları yapmak maksadıyla dava açmaları halinde kendilerine aylık bağlanacaktır.Eş için çalışma izni gerekir mi?

Soru: Mükellefim Kırgız vatandaşı eşi ile 4 yıldır evlidir. Eşi Türkiye’de çalışmak istiyor. Çalışma izni alması gerekir mi? Çalışma izni süreye tabi olur mu? (Vedat Ergün)
Cevap: TC vatandaşı olmayan yani yabancı statüde olan herkes Türkiye’de çalışabilmesi için 4817 sayılı Kanuna göre çalışma izni alması gerekir. Buna TC vatandaşı ile evli olanlar da dahildir. Bir Türk vatandaşı ile evli olan ve eşiyle Türkiye’de evlilik birliği içinde yaşayan veya evlilik birliği en az üç yıl sürdükten sonra sona ermiş olmakla birlikte Türkiye’de yerleşmiş olan yabancılar ile bunların Türk vatandaşı eşinden olan çocuklarına sürelere tâbi olmaksızın çalışma izni verilebilir. Bir Türk vatandaşı ile evli olan ve eşiyle Türkiye’de evlilik birliği içinde yaşayan yabancıların çalışma izin başvurularında ikamete ilişkin süre koşulu aranmaz.

 

Ersin Umdu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir