Bağ-Kur’lular Prim Teşviki Bekliyor

İstanbul’dan okurumuz Kemal Semizoğlu soruyor: “Bünyamin bey, on dört senedir berber olarak çalışıyorum, esnaflık yapıyorum. Bir gün bile Bağ-Kur prim borcumu geciktirmedim, aydan aya sürekli SGK’ya yatırdım. En son SGK’ya geçtiğimizde 14 üncü basamaktaydım. 2008’den beri asgariden yatırıyorum. Bizim semtteki diğer berber arkadaşların hiçbiri Bağ-Kur’unu benim gibi yatırmıyor. Şimdi SGK yasa çıkartmış, onların tüm eski borçlarını silmişler. İsterlerse bu silinen borçlarını daha sonra ödeyip emekli olma hakkı da tanımışlar. Şimdi ben kendimi enayi gibi hissediyorum, ondört yıldır ben niye ödedim ki madem affedilecekti? Bari düzenli ödeyene bir indirim yapsınlar. Ne olur sesimizi duyurun, Bağ-Kur’luların çilesini anlatın.”

Sayın okurum, dertlisiniz ve haklısınız… Esnaf olmanın çilesidir, ne muhtasar biter, ne kira biter, ne sigorta biter, ne ruhsat parası biter, ne harcı biter, ne vergi biter… Öde Allah öde, yine bitmez…

Üç milyonu aşkın Bağ-Kur’lu vatandaşın haklı bir feryadını dile getiriyorsunuz.

Gerçekten de çıkartılan son yasalar sonrasında Bağ-Kur borçları silindi, zamanında ödememekte inat edenler bu işten karlı çıktı!

Karlı çıktı çünkü SSK’lı çalıştıran işverenlere ödedikleri sigorta priminde önemli devlet teşvikleri var, ama Bağ-Kur’lu çalışanlara ayni haklar yok. Yani zamanında düzenli ödeyene bir hak yok, ödemeyene ise af var…

Bu nasıl iş dediğinizi duyar gibiyim!..

Devletin Bağ-Kur sistemini ıslah etmesi lazım, yoksa böyle giderse hiçbir Bağ-Kur’lu primini ödemez!

Peki, Bağ-Kur prim toplama sisteminin düzelmesi için neler yapmak lazım, Bağ-Kur’luların düzenli ödeme yapmasının sağlanması için ne yapılması gerekiyor, ayrıntılı açıklayalım, çözüm önerimizi de sunalım…

Bağ-Kur Esnaf Sigortalılığı

Ülkemizde uygulanan sigortalılık türlerinden birini de eski tabirle Bağ-Kurlu yeni tabirle 4/1-(b)’li sigortalılık oluşturuyor.

Kendi adına ve hesabına çalışanların (başka bir deyişle bir işverenin yanında işe girip çalışmayanların) sigortalılığı bu statüden oluyor.

Kanuna göre gelir vergisi mükellefleri, esnaflar, kapsama giren şirketlerin ortakları ve tarlasında veya icarda kendi adına ekim-dikim yapan çiftçiler 4/1-(b)’li sayılıyor.

Muhtarlar da kanuna göre Bağ-Kur’lu yapılan bir başka kesim.

4/1-(b) sigortalısı olmak seçimlik değil, kanunen zorunlu. Yani belirtilen kapsama girecek işleri yapmaya başlarsanız otomatik olarak sigortalı sayılıyorsunuz, adınıza borç çıkmaya başlıyor.

Bu kişilerin toplam sayısı ülkemizde üç milyondan biraz fazla…

Bağ-Kur Borçlarının Eski Dönemleri Silindi

Bağ-Kur sigortalılığı aslında gerekli bir şey; zira kendi adına çalışanların da sigortalı olması, gün gelip emekli olabilmesi gerekiyor.

Ama zaman zaman çıkartılan yasalar ile Bağ-Kur sigortası çok sulandırıldı…

Önce 2008 yılında 5 yıl (60 ay) ve daha fazla borcu bulunan Bağ-Kur’luların sigortalılıklarının dondurulması esası getirildi.

Sonrasında ise geçen yıl çıkan Torba Yasa ile bir yıldan (12 aydan) fazla borcu olan tüm Bağ-Kur’luların borçları Temmuz ayı sonunda bir kalemde silindi; Mayıs ayından itibaren beyaz sayfa açıldı.

Üstelik bu şekilde borcu silinenlere ileride isterlerse silinen dönemlerini ödeyip (ihya edip) emekli olma hakkı da getirildi…

Bağ-Kur’lu Borcunu Neden Ödesin?

Elbette ki bu iki düzenlemenin de bir mantığı vardı. 2008 yılında sistemi köklü bir şekilde değiştiren kapsamlı bir reform olduğu ve sigortalıların bu dönüşümden olumsuz etkilenmemesi için 60 ay esası getirilmişti. 2014’te ise insanlık tarihinin en büyük ekonomik krizinin etkileri altında ezilen ve borcunu ödemekte zorlanan esnafın kurtarılması amaçlandı.

Ama bunlar yapılırken Bağ-Kur sigortalılığı da sulandırılmadı desek yalan olur…

Hakikaten son yasalarla Bağ-Kur primini düzenli ödemeye devam etmenin (hastaneye gidebilmek dışında) hiçbir cazibesi kalmadı…

İki aydan fazla borcu olan Bağ-Kur’lular hastaneye gidemediği için düzenli ödeyenin tek avantajı hastaneden faydalanabilmek, muayene olabilmek, ilaç alabilmek…

Onun dışında Bağ-Kur primini düzenli ödemenin mali açıdan, esnafın bütçesi açısından hiçbir mantığı yok…

Zira ödemeseniz de bir yasa çıkıyor, ödememekte ısrar edenler bu işten karlı çıkıyor…

Yani ödemeyen ödüllendiriliyor!

SSK’lı Prim Ödeyene Teşvik Var!

Oysa SSK sigortasında durum böyle değil!

SSK sigortalısı çalıştıran işverenler zamanında prim borçlarını öderlerse haklarında başta 5 Puanlık Hazine Desteği olmak üzere pek çok prim teşviki uygulanıyor.

5 Puanlık Teşvik şu: Borcunu düzenli yatıran ve sigortasız çalıştırmayan işverenin prim borcunun yüzde 30’a yakın kısmı Devlet Hazinesi tarafından SGK’ya ödeniyor…

Yani düzenli ödenen SSK primi yüzde 30-40’lara varan oranda indirimli alınıyor.

Zamanında ödemeyen için daha sonra yapılandırma hakkı çıksa bile, prim asılları her zaman alındığından ve üstelik faiziyle alındığından kötü niyetle ödemeyen kişiler bu işten karlı çıkmıyor…

Sözün özü zamanında SSK primi ödeyen yüzde 40’lara varan oranda avantajlı ödüyor…

Yani Devlet, SSK primini zamanında ödemeyi cazip hale getirmiş durumda.

Bağ-Kur’lular İçin Adalet Sağlanmalı

Benzer bir teşvik uygulamasını Bağ-Kur’lu üç milyon sigortalı da bekliyor…

Bağ-Kur sistemini sulanmaktan kurtarmanın, prim tahsilat oranlarını sürdürülebilir bir seviyeye çekmenin, adaleti sağlamanın tek yolu bu…

Aslında çözüm de basit: Ufak bir kanun değişikliği ile 5 puanlık indirimin esnaf, çiftçi ve şirket ortaklarına da uygulanması sağlanmalı…

Sağlanmalı ki hem adalet sağlansın hem de Bağ-Kur primini ödeyen vatandaş açısından düzenli ödeme mali açıdan cazip hale gelsin…

Tez zamanda bu yapılmaz ise, 3 milyon Bağ-Kur’ludan bir tanesi bile primini ödemez; Bağ-Kur prim tahsilat oranları yerlerde sürünür…

Bünyamin Esen

Muhasebe Network

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir